"Parilius ahbar."
"Parilius gazeteci, nedir haberler?"
"Ne olacak, devletimizin marifetli savcıları yine birilerini tutuklatıyor."
"Dışarısı çok kötü gazeteci, iyi ki hapisteyiz bak yoksa sen kesin tutuklanırdın."
Bir an durdum, düşündüm, "Doğru söylüyorsun ahbar, dışarıda olsam kesin tutuklanırdım, neyse ki burada güvendeyiz" dedim. Öksürerek gülmeye başladık.
Bölmeden dışarıya adımımı attığımda Fatih abi ile karşı karşıya geldim, "Hocam" dedi uyku mahmuru, "Allah seni başımızdan eksik etmesin." Amin abi amin, senin dualar bu gidişle bizi müebbetlik yapacak."
"İddianamen çıkmış altyazı geçiyor, 15 yıl ne oğlum?" Sigarayı parmaklarımın arasına yerleştirip maltaya çıktım, mahkûmlar etrafta, "Hayırlı olsun, geçmiş olsun" diyordu. On beş yıla kadar hapsimin istendiğini gören Speedy yaklaştı yanıma, gülmeye başladı, "Burada bana mısın diyen adama bu kadar ceza istenmiyor kanka" dedi. Güldüm, elimi sallayıp "Ya boş ver oğlum, dümenden Speedy ekrana döndü, alt yazıyı bir kez daha okudu, "Kanka biz silah yapıp satıyoruz, aşağı yukarı bu kadar ceza isteniyor zaten, gel bari bizle çalış" dedi işi makaraya vurarak. "Siz esnafsınız oğlum, benden esnaf olmaz, salak adamız biz zarar ederiz" dedim.