“
Evladım bu dünyada insanın misali bir uyurgezer misalidir. Nasıl ki uykusunda yürüyen insan çıkar, gider, gezer yürür de halen dahi uykudadır, ne olduğunu bilmez ya işte öyledir insan bu dünyada. Ne vakit ki ayağına bir şey batsa ya da bir yere çarpsa başını, ayılır da görür ki uyurken nerelere gelmiş..
..Dünyadan ne denli uzaklaşırsan Allah'a o denli çok yaklaşırsın. Dünyayı, nefsini seven insan Allah'ı sevdiğini iddia etmesin asla. Zira yalandır. Sen de bildin evladım. Nefsinin yoluna gitmedin, gerçeği, hakikati; hayale, rüyaya tercih etmedin. İmtihanı
tamam ettin. “
Dünyada ne yapıyorsan bil ki; ya Allah içindir ya nefsin için. Hep düşün bunu. Yaptığın kimin için diye. Allah için yapmak letafet ama nefs için yapmak felakettir.
'Ben' deme bundan sonra evladım. Artık 'ben'i, 'benliği' unut. Bir tek 'O var' de, ben değil O ... İşte ne çok hatırlarsan O'nu o kadar çok 'ben'i unutursun.
"Ölmez evladım" dedi. "Nefs dediğin ölmez. Sen onu masum sanırsın. İçinden gelen sesleri kendinin sanırsın. Lakin nefsin sesidir onlar. Ne edersen et ölmez o. Öldü dediğin anda, sen öyle zannettiğin anda tekrar yapışır sana. Sen ölene kadar o asla ölmez."
"O vakit ben ne edeceğim?" dedi Mahmud.
"Daha ağır ceza vereceksin ona. İstediklerini etmeyeceksin. Söylediği yola gitmeyeceksin. Daha büyük darbeler indireceksin.”