• Sen ve ben
    +Kokun hâlâ üzerimde gitme
    - Kokun artık yok buralarda 🥀
  • Karın varken başka kadınların peşinde dolanmayı bırak artık. Sen ondan daha aşağılıksin inan bana. O belki cehaletten, mecburiyetten yaptı ama senin hiçbir türlü izahin ve kurtuluşun yok. Güzeller
    (Ya Allah aşkına bunu kim yazıyor anonim de 😂😂😂ben ne ara evlenmişim benjm nje haberim yok
  • Değil kardeşim değil, dal yeşil gök mavi değil.
    Bilsen ben hangi alemdeyim sen hangi alemde,
    Aklından geçer mi dersin,
    Aklımdan geçen şeyler, sanmam.
    Yıldız ve rüzgar payımız müsavi değil,
    Sen kendi gecende gidersin,
    Ben kendi gecemde.
    Vazgeç, ayrıdır bindiğimiz gemiler.
    Cahit Sıtkı Tarancı
  • "...ne diyordum arkadaş….
    diyordum ki ben bu zıkkımı içmek için içerim
    ama içerken düşünmem neden içiyorum diye
    daha sonra yaparım hayatın felsefesini
    sırayla olurum Fatih, Selim, Kanuni
    bazen kadın hamamında tellak….
    bazen Christoph Colomb
    Napolyon’ken düşünürüm Elbe’de geçen günleri
    Timur’ken Beyazıt’ı yenişimi….
    bir kere Aristo’nun hocası olmuştum
    ona verdiğim dersle gurur duymuştum
    bazen Jan Dark’ı kurtarmak için çalışan bir kahraman
    bazen odunun ateşleyen bir cellat olurum
    eğer daha da içersem
    Shakespare halt etmiş derim karşımda
    salyalı dudaklarımdan yayık sesimi dinlerim de
    işte Mozart’ın aradığı melodi bu diye gülerim
    enayiymiş be Platon…
    bir içsin de görsün….ne felsefesi varmış bu hayatın
    anlasın geçmişi kınalı dünyanın kaç bucak olduğunu.. " //İhsan Yüce //Ekmek Şarap Sen ve Ben
  • Mantık kurallarının yüce iradeyi açıklamaktan aciz olduğunu Gazali birkaç kız şu hikâyeyle açıklıyor: Kıyamet gününde, cennete gitmiş bir çocuk ve yetişkin bir adam hayal edelim. Ama çocuk daha küçük bir kademede, adam ise daha yüksek bir kademede olsun. Çocuk Allah'a sorar 'neden o adama daha iyi bir yer verdin, ' diye. Allah, 'çünkü o senden daha fazla yaşadı ve daha çok sevap işledi, ' der. Çocuk bu sefer de, 'Neden o zaman bana daha fazla ömür vermedin ki ben de daha çok sevap işleyebileydim, ' diye sorar. O zaman da Allah ona 'çünkü sen büyüyünce günahkâr olacaktın ve yaşasaydın cehenneme gidecektin, o yüzden senin ruhunu kabzettim, ' der. İşte bu sırada cehennemin derinliklerinden kalabalık bir çığlık yükselir: 'Allahım neden bizi erkenden öldürmedin!'
  • Ellerim üşüyor kadın..
    Kalemi tutamıyor artık.
    Ömrüm bitiyor..
    Biz seninle başka aşklara kurban oldukça
    Yaşatıyoruz el ele

    Ellerim üşüyor kadın..
    Karanlık sokakların,aklımdaki aydınlığı yok artık.
    Göremiyorum zamanı gözlerimin önünde..
    Şehir kimsesiz.
    Ve; "BEN" solumdan vazgeçiyorum
    Gelmedikçe "SEN.."
  • söz bitti artık, susmalısın
    bundan sonrası,
    kulakları sağır eden dipsiz bir karanlık olmalı...
    susmalısın
    gözlerin çığlık çığlık...
    bakamıyorsun aynalara
    ağlaman artık ağlamak değil
    gözlerin kan olmuş damlıyor, bak,
    bunlar gözyaşı değil.
    sen sana benzemiyorsun
    aynalarda yoksun artık
    görünmüyorsun
    susmalısın
    bundan sonrası
    gözleri kör eden bir sessizlik olmalı...

    "susmalıyım, biliyorum
    yalnız sözle yaşanmaz ki aşk.
    bundan sonrası
    aşkı ikna etmek için çabalamak yalnızca
    oysa sevda uçmaz artık
    kırık kanatla uçamaz
    edilen her söz eksiltirken sevdayı,
    aşkta ikna olmaz ki...
    bundan sonra yolum aydınlansa ne çare;
    yüreğime yeniden gün doğmaz ki...
    sevdanın ışığı sönmüş o gözlerde,
    söze sığmaz ki aşk, sözlere sığmaz ki...

    susmalıyım, biliyorum,
    gözlerimi yummalıyım
    ve çığlıklar duyulmamalı."

    suskunluğun boyun eğmek değil, biliyorsun
    sevda artık düşlerde yaşayacak
    sevda özgür...
    yaşamla sınırlanmayacak.

    "tuhaf, oysa benim için gerçek olan yalnızca aşktı
    gerçeklerim, düş görmekti onlarca...
    onların gerçekleri, benim kabuslarımdı.
    tutunamadım ruhum, tutunamadım!
    söz bitmeli artık, susmalıyım.
    sevda hüküm giydi;
    sevda yüreğimde müebbet.
    özlemek yasak oldu bana,
    sevmek yasak...
    hüküm giydi düşlerim;
    düş kurmak yasak...
    gerçeklerle cezalandırıldım.
    söz bitmeli artık, çare yok,
    susmalıyım."

    susmalısın sen,
    susmalısın.
    yaşamla ölüm arasında sıkıştın kaldın;
    ne yaşamın acımasızlığına,
    ne ölümün bilinmezliğine karşı durabilir cesaretin.
    korkuyorsun,
    seni korkuttular.
    yiten her sevgili bir parçanı aldı, götürdü senden,
    değerinden eksiğine bozuldu, harcandı sevdaların.
    sevdaların yarım kaldı,
    sen yarım kaldın.
    hala boşlukta kanar durur bir yanın,
    eksiksin, kendini bulamadın.

    "korkuyorum.
    öyle büyüttüm ki sevdayı içimde,
    ağır geliyor artık, taşıyamıyorum
    her sbah tarifsiz bir iç sızı uyandırırken beni,
    acıyı böylesine somut hissederken içimde,
    böyle bir yürek ağrısıyla uyanırken
    düşlerden gerçeklere...
    hangisi uyumak olur, hangisi uyanmak;
    gerçeklerden kabuslara uyumak mı yaşamak?

    evet, korkuyorum ruhum,
    korkuyorum.
    yalnızca özgürlüğümü istiyorum!"

    biliyorum bunları, biliyorum.
    unutma ki her sabah
    seni nefes almaya ben zorluyorum.
    oysa sen...

    "oysa ben, unutmak için nefes almak yerine,
    sonsuza dek nefesimi tutmayı yeğliyorum.
    unutmak değil bu; cinayet!
    kendimi yok ediyorum.
    içimde ağlayıp duran çocuğu susturmak bu,
    unutmak değil.
    oysa, çocuklara gerçeği anlatmak ne denli zordur
    bu hayatın kalıpları yabancıdır onlara
    ağlayıp düşlerini isterler sizden
    onları esir almak zordur.
    içimdeki çocuk ağlıyor ruhum,
    yaraları var, kanıyor.
    unutmak, onu boğmak, susturmak demek;
    onu öldürmek demek unutmak.
    kendimi yok etmek için aldığım nefes
    sığmıyor içime...
    yitiriyorum kendimi,
    günden güne azalıyorum.
    özgürlük ruhum...
    martılar gibi özgür olmak istiyorum!"

    oysa senin ölme hakkın bile yok!
    ölümün belirsizliği değil,
    geride bıraktıklarını acıtmak korkutan seni...
    tuhaf;
    sevgi seni yaşamın dışına iterken,
    bak, hayata yeniden zincirliyor yüreğinden.
    sevgiye esirsin sen,
    aşka esirsin...
    ölümü düşünürken bile özgür değilsin.
    en iyisi susmalısın sen.
    yaşamla ölüm arasında sessizce düş kurmalısın.
    susmalısın!

    "söz bitti artık...
    susmalıyım...
    bak kentin göklerinde tek bir martı bile uçmuyor
    bu kentin sokakları soğuk, üşüyorum.
    oysa ben, başımın üzerinde taşıdığım mavilikte
    kendi martımı özgür bırakıyorum.
    susuyorum artık...
    susuyorum...