“Gerçek anlamda inanmış biri, şeyhleri ya da efendi edinilen kimseleri Allah ile arasına sokmamalıdır. Onlar aracı kılınarak Allah’a yaklaşılmayacağını, aksine araya sokulan kişiler sebebiyle Allah’tan uzaklaşılacağını bilmelidir. Bu şekilde dosdoğru yoldan sapılacağını görmelidir. Efendi edindikleri adamların karşısındaki müslümana yakışmayacak hallerini ve o kişiye söylenenleri görünce hayrete düşüyor insan. Peygamberimiz böyle miydi? O “mübarek zat” saydıkları kişiler de onların karşısında ezilip büzülen insanlar gibi sıradan biri. Tövbe yalnız Allah’a yapılır, oysa bunlar onlardan tövbe alıyorlar. Dua yalnız Allah’a edilir, o kişileri Allah ile aralarına aracı kılıyorlar. Şayet bu insanlar ihlaslı ve dürüst olsalar, kendilerine bu kadar kutsallık atfedilmesine karşı çıkarlardı. Oysa belli ki durumlarından gayet memnunlar. Gücün, kudretin ve hürmetin büyüsüne kapılmış biri, haliyle kendini çok özel sayar.”