“Televizyon, radyo ya da internet gibi haber edinme kanallarını takip ettiğinizde, gün boyu birbirini tekrarlayan tartışma programları ile dizi ve filmleri izlediğinizde tüm bunların zihinleri tahrip edici etkisini gözlemliyorsunuz. Ağız birliği, fikir birliği etmişçesine dünyalık zevk ve hırsların propagandası enjekte ediliyor insanların damarlarına söz konusu iletişim araçlarıyla. Aile yapısını derinden sarsan yaşantılar, ahlaksızlığı meşru kılan gösterimler, ünlü ünsüz halkın çabuk tüketilir türden gündelik olayları, etkisi altına alıyor insanların hayatlarını. Söz konusu etki öyle derinden ve hissettirmeden yapılıyor ki siz televizyon izleyip çayınızı yudumladığınızı sanıyorsunuz ama aynı anda hem sizin hem de aile fertlerinizin zihinleri şekilleniyor. Yabancılar girmesin diye kapımızı, kimse evimizi görmesin diye perdemizi kapatıyor ama izlediğimiz programlarla farkında olmadan önüne geleni evimizin içine sokuyoruz.”