"Gülerek, sohbet ederek dalgalanan bir insan kalabalığının ortasında ben kendi kendimi arıyordum, içimdeki o yitik insanı arıyordum, idrak edişin o büyülü sürecinde yılları yoklayarak gerilere gittim. Hayatımın tozlanıp körelmiş aynalarında ansızın tümüyle yitik şeyler beliriverdi."
"Ve fayton düşler içindeki bedenimi üst tabakanın toplumsal dünyasının içinden ağır ağır geçirirken ben basamak basamak, insana dair olanın içimdeki derinliklerine indim; bu sessiz yolculukta tarifsiz bir yalnızlık içindeydim, üstüme sadece aniden aydınlanan bilincimin parlak meşalesinin ışığı düşüyordu."
"Şimdi bütün sinirlerim gerilmiş titrerken, kanım yıllardan beri olmadığı kadar ateşlenmişken her şeyin bitmiş olduğunu kabul edemiyordum. Fakat yanıldığıma inanarak aldatıcı isteklerle umudu yapay olarak beslemenin yararı yoktu."