“Ölümü denemekse on sekiz yaşında intihar ettin, güzel genç bedenin ile ölmek, cesedini bulacak kişileri korkutmak, alın, bu acımasız yaşam sizin olsun, demek istedin. İyileştirdiler. Sen daha da acımasız olduklarını yaşatmak istediler. Artık sen de acımasızsın.”
“Tanınmadığın bir kentte ne denli isterdin yitip gitmeyi… ama öyle kolay değil. Henüz rüzgarlara doydun mu. Sor kendine… henüz bulutlara doydun mu. Yeterince haykırabildin mi henüz.”
“Şimdi tek konuğu olduğum bu otelden ayrılırken, hangi otobüs ya da tren istasyonuna, hangi havaalanı ya da hangi limana doğru gideceğimi bilmediğim bu sabahta, iyi, başarılı, düzenli bir insandan başka her şey olduğumu duyuyorum.”