senamiu

senamiu
@senamiu
Gözü yaşlı, bağrı dağlı mum. Anlat bana gönlündeki sırrı. Hangi dert seni böyle sararttı, perişan etti? Baştan ayağa yanmak, gönül dumanına boyanmak da nedir? Ey Ay. Sen de bir güneşe âşıksın değil mi? Kâh boyum gibi iki büklüm olursun kâh gözüm gibi dolarsın.
Sayfa 32·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sevinç bana kısmet olsaydı, bu derdi ister miydim? Hastanın iyileşecek gücü olsa, kendini hasta bırakır mı?
Sayfa 24·Kitabı okudu
Aşk gamının sevdasında fayda bekleme, Aşk gamından hasıl olan hep ziyandır. Aşk içinde azap olduğunu nereden mi bilirim? Kim âşık ise işi ah etmekle figandır. Fuzulî derse sana, güzellerde vefa var Aldanma sakın! Şair sözü hep yalandır.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Eski Türk Klasiklerinde Bir Aşk Betimlemesi
“Bela girdabına düşünce aralarında bir fark da kalmadı, bir bedende iki can gibi oldular. Kim Kays’a bir sır sorsa, cevabı Leyla’dan geliyordu. Kim Leyla’ya hitap edecek olsa, cevap veren Kays oluyordu. Vefa yazısını birlikte meşk ederlerken aşkları da gitgide artıyordu. Leyla bir şey okumak istese, okuyacağı kitap Kays’ın yüzü oluyor, Kays yazı yazacak olsa, Leyla’nın kaşı yazı örneği yerine geçiyordu.”
Sayfa 15·Kitabı okudu
Eski Türk Klasiklerinde Bir Betimleme
“Kıvrım kıvrım iki bölük saçı can boynuna geçirilmiş zincirdi sanki. Kemeri andıran bir çift kaşı âşıkların belası, her kirpiği kan dökücü bir ok, tertemiz alnı bir bela deniziydi. Lâl renkli dudakları ile inci gibi beyaz dişleri gül yaprağı üzerine düşmüş çiy tanelerini çağrıştırırdı.”
Sayfa 15 - Leyla·Kitabı okudu