Sena

Sena
@senamsi
kanatlarım ve bulutlarimla
Bir yerini çarpmışsın ama günler sonra morluğu görünce fark etmişsin çarptığını. O an acımadı ama şimdi dokununca acıyor. Gözlerinin gördüğünü, kulağının işittiğini, elinin dokunduğunu kendi içinde inkar ede ede inanmak böyle bir şey işte.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
''Bu ülkeyi çok sevmeme karşın, bazen çekip gitmeyi düşünüyorum.'' ''Nereye?'' ''Unutmanın kolay olacağı bir yere.''
''gayet iyi anımsıyordu. Onsuz zamanın nasıl uzadıkça uzadığını, nasıl yolunu, dengesini yitirmişçesine oradan oraya sürüklendiğini. Onsuz bir yaşamla nasıl başa çıkardı?''
''Bırakılan soluklar; şimdilik kurtulduklarını ama bir başka yerde, çığlıkların ve kesif duman bulutlarının arasında bir çırpınmanın sürüp gittiğini, çıplak elle, deli gibi toprağı kazan, enkazın altından bir kız kardeşten, bir ağabeyden, bir torundan kalanı çekip çıkarmaya çabalayan birilerinin olduğunu bilmek. Canını kurtarmış olmanın bedeliyse, kimin kurtaramadığını merak etmenin ıstırabıydı.''
''Bütün bu öldürmelerin, yağmaların, bunca çirkinliğin ortasında, bir ağacın altında oturup Tarık'la öpüşmek öyle zararsız, öyle naifti ki. Küçücük bir şey. Kolayca bağışlanabilecek bir zaaf anı.''