Nursena

Bir cesedin başındayken bile ölümü çalıp güzelliğine yaşam mı biçtin?
Reklam
Beni bu kör kuyunun içinde yalnız bırakmışlardı.
Ruhum öyle bir karanlıkla savaşıyordu ki bu karanlık yaktığım her ışığı ruhumda yangına çevirip ruhumu küle çevirerek söndürüyordu.
Kelimeler en çok sahibinin kalbini yorardı. Kelimeler, onları var eden insanların kalbindeki zincirleri kırar; yine kelimeler, bir gün onları var eden insanların kalbini o zincirleri kırdığı gibi kırardı. Kendimi bir yazarın parmaklarında can bulan kelimeleri giyinmiş bir roman sayfası gibi hissediyordum. Bazen o yazar, kelimeleri öyle çok hissederdi ki, ben tüm kelimelere rağmen kendimi onun önünde çırılçıplak hissederdim. Bazen yazar kelimeleri öyle çok mahvederdi ki, parmaklarını harflerden çektiği an ellerini koyacak bir yer bulamazdı. Kelimeler en çok sahibini yakardı. Kelimeler en çok onları giyen sayfayı yakardı. Kelimeler en çok onları kalbinde hissedenleri yakardı.
Hayallerimi darağacına asılı bir bedenin yerçekimini arzulayan cansız bacakları gibi sallanması için kalbime asmıştım. Kalbimin atışları var olduğu sürece, bana göre hayallerim de var olmaya devam edecekti; oysa hayallerim, uzun zamandır kalbimde asılı kalmaya devam eden cansız bir bedendi. Çoktan ölmüştü. Aslında çok uzun zamandır yalnızdım. Kalabalıkta yalnız kalanlardan değildim, ben gerçekten yapayalnız olan yalnızlardandım.
Reklam