Ey nefs, Cenab-ı Hakka ibadetle meşgul olmak ve bütün amellerimizde, onun rızasını kazanmağa çalış- mak, şu câhil ve aciz insanlara hizmet edip öğme ve beğenmelerini istemekten daha hayırlı değil midir?
Onlara hizmet etsen, seni takdir edip ecrini vermekten acizdirler. Dereceni anlamazlar. Bazan seni, senden aşağıya indirir, çok daha düşük birini senden üstün tutarlar. Hizmet etsen ihanet ederler. Bir köşeye çekilsen sana düşman kesilirler. Nasihat etsen, alay ederler, tehdit etsen karşı gelirler.
Bu insanlar senin amelinin karşılığını veremezler. Ey nefs, bunlarla uğraşıp vaktini boş yere harcama. Bu fanî ve aciz yaratıklar için amellerini mahvetme. Bu nankör insanlardan sakın. Yoksa hır- sızlar gibi amellerini çalar ve böylece manevi ticareti- ne zarar verirler.
Abdullah bin Ömer der ki: Başıma gelen her bela ile birlikte dört tane de nimet gördüm:
1- Musibet dünyam için oldu dinime olmadı. El- hamdülillah.
2- En büyük musibet olmadı.
3- Bunun karşısında sabretmek fazilettir.
4- Sabretme sıkıntısının kazandırdığı sevaptır.