Mazi, insanın yaşamı için tek neden olunca hep var olan ve tekrarlanıp duran anılar çabucak bitiyor, soluklaşıp kıymetsizleşen uzak görüntülerden ibaret oluyordu.
Hayatın ayrıntılarını hiç görmeden yahut onlardan etkilenmeden yanlarından öylece geçip gidebilmek konusundaki muhteşem yeteneğini kıskanıyordum. Çeşitli duyguları deneyimleyip sona ulaştığı başka bir hayat yaşamıştı. Hiçbirini tatmadan tüm lezzetlere doymuştu.
50’li yılların romantik Mısır filmlerindeki aktrisler gibi, önünde hep aynı sayfası açık duran bir kitapla, eli yanağında, mutfak masasında öylece otururken ona romantik parçalar çalardı.