• "Bu kafa büsbütün başka işler becerebilir... Sen kendini ziyan ediyorsun, halbuki buna hakkın yok!.. Mademki herkes gibi değilsin, onlardan daha akıllı, daha üstünsün, onlara hükmetmek hakkın, hatta vazifedir. Yalnız bunu istemen gerekir. Her şeyi feda edebilecek kadar şiddetle istemen ve bütün arzularını tek bir amaca, insanlara hükmetmek, onların başına geçmek acına vermen lazım. Sonra senin gibi hayallerle, çocukça, daha doğrusu kadınca hislerle uğraşmakta insanı berbat eder. Hayatını nasıl olupta bir kadına bağladığına şaşırıyorum. Kadın bir oyuncaktan başka nedir? Erkek, tam manasıyla erkek ol... Erkek sert, haşin, güçsüz hislere yabancı, sadece kuvvete tapan mahluktur. Dünyada bizim gibi insanlar, kendi kafalarında düşündükleri şekli vermeli ve koyun sürüsünden farklı olmayan halk ise sadece bağlı olmalıdır. Bunu sabit fikir halinde kafana yerleştirir ve maddi manevi bütün kuvvetlerinle bu yolda çalışırsan muhakkak amacına varırsın... Başarılı olmamak ihtimali pek azdır; belki de hiç yoktur... "
    Sabahattin Ali
    Sayfa 145 - İçten gelen mutluluk mu?
  • Hiç, nasıl olur ki, düşmanın silahı vatana çevrilsin de karşısında önce benim göğsümü bulmasın? Hiç, nasıl olur ki, vatan tehlike içinde bulunsun da ben evimde rahat oturayım? Hiç, nasıl olur ki, devlet yerinden oynasın da ben mıhlanmış gibi burada kalayım! Hiç, nasıl olur ki, vatan sevgisi bugün her şeyden kutsal olsun da ben yalnız senin sevginle uğraşayım. Hiç, nasıl olur ki, dünyada her şeyin ilerlediğini bilip dururken ben babamdan, atalarımdan aşağı kalayım? Vatan... Vatan tehlikede diyorum; işitmiyor musun?
  • “Senin resimlerine bakmak, sana her an dokunabilecekmişim gibi hissettiriyor , ve bi o kadar da asla dokunamayacakmışım gibi...”
  • Bir gün gelir de unuturmuş insan
    En sevdiği hatıraları bile
    Bari sen her gece yorgun sesiyle
    Saat on ikiyi vurduğu zaman
    Beni unutma
    Çünkü ben her gece o saatlerde
    Seni yaşar ve seni düşünürüm
    Hayal içinde perişan yürürüm
    Sen de karanlığın sustuğu yerde
    Beni unutma
    O saatlerde serpilir gülüşün
    Bir avuç su gibi içime, ey yar
    Senin de başında o çılgın rüzgar
    Deli deli esiverirse bir gün
    Beni unutma
    Ben ayağımda çarık, elimde asa
    Senin için şu yollara düşmüşüm
    Senelerce sonra sana dönüşüm
    Bir mahşer gününe de rastlasa
    Beni unutma
    Hala duruyorsa yeşil elbisen
    Onu bir gün benim için giy
    Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
    Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
    Beni unutma
    Büyük acılara tutuştuğum gün
    Çok uzaklarda da olsan yine gel
    Bu ölürcesine sevdiğine gel
    Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün
    Beni unutma..
  • "Çünkü aşk, ne çöl gibi devinimsiz durmaktan, ne rüzgar gibi dünyayı dolaşmaktan, ne de senin gibi her şeyi uzaktan görmekten ibarettir. Aşk, evrenin ruhunu değiştiren ve geliştiren güçtür."
  • Allah’ın senin için murad ettiği her şey yayından çıkan bir ok gibi; koşsan da, kaçsan da, saklansan da, uyusan da, uyumasan da, sansan da sanmasan da seni bulur. Sana nâsip olanı, senden alabilecek hiçbir güç yok, ne gökte ne de yerde......🌹🌹🌹
  • Tanrı şöyle derdi:
    Dua etmeyi ve göğsüne yumruk atmayı bırak! Yapmanı istediğim şey, dünyaya çıkıp hayatının tadını çıkarman.
    Eğlenmeni, şarkı söylemeni ve senin için yaptığım her şeyin tadını çıkarmanı istiyorum.

    Kendi inşa ettiğin ve benim evim olduğunu söylediğin o soğuk, karanlık tapınaklara gitmeyi bırak
    Evim dağlarda, ormanda, nehirlerde, göllerde, plajlarda. Yaşadığım yer ve sana olan aşkımı orada ifade ediyorum.

    Sefil hayatın için beni suçlamayı bırak; sana hiçbir zaman yanlış biri olduğunu ya da günahkar olduğunu ya da cinselliğinin kötü bir şey olduğunu söylemedim!
    Seks sana verdiğim ve aşkını, sevincini ifade edebileceğin bir hediyedir. O yüzden seni inandırdıkları her şey için beni suçlama.
    Benimle hiçbir ilgisi olmayan sözde kutsal yazıları okumayı bırak. Gün doğumunda, bir manzarada, arkadaşlarının gözlerinde, küçük oğlunun gözlerinde beni okuyamıyorsan, Beni hiçbir kitapta bulamazsın!

    Güven bana ve benden istemeyi bırak. Bana işimi nasıl yapacağımı mı söyleyeceksin?
    Benden bu kadar korkmayı bırak. Seni yargılamıyorum, eleştirmiyorum, sinirlenmiyorum, rahatsız etmiyorum, cezalandırmıyorum. Ben saf aşkım.

    Benden özür dilemeyi bırak, affedilecek bir şey yok. Eğer seni ben yaptıysam... seni tutkuyla, sınırlamalarla, zevklerle, duygularla, ihtiyaçlarla, tutarsızlıklarla... Özgür iradeyle doldurdum... Senin içine koyduğum bir şeye cevap verirsen seni nasıl suçlayabilirim? Seni olduğun gibi olduğun için nasıl cezalandırabilirim? Sence tüm çocuklarıma sonsuza kadar kötü davranan bir yer yaratabilir miyim?
    Nasıl bir tanrı bunu yapabilir? Her türlü emirleri unut, her türlü yasayı unut; bunlar seni manipüle etmek için, seni kontrol etmek için, sadece senin içine suçluluk duyguları yerleştirip seni manipüle ve kontrol etmek isteyenlerin işi. Benzerlerine saygı göster ve kendin için istemediğin şeyi yapma. Senden tek istediğim hayatına dikkat etmen, uyarı durumunun rehberin olması. Sevgilim, bu hayat bir test değil, bir basamak, bir adım, ne bir prova, ne de cennete doğru bir başlangıç. Bu hayat şu anda yaşanıyor ve şu an senin ihtiyacın olan tek şey. Seni tamamen özgür kıldım, ödül yok, ceza yok, günahlar yok, erdem yok, kimse skor taşımıyor, kimse kayıt tutmuyor. Hayatında bir cennet veya cehennem yaratmak için kesinlikle özgürsün. Bu hayattan sonra bir şey olup olmadığını söyleyemem ama sana bir tavsiye verebilirim. Olmamış gibi yaşa. Sanki bu senin zevk almak, sevmek, var olmak için tek şansın.

    Yani eğer hiçbir şey yoksa, sana verdiğim fırsattan zevk almış olacaksın. Ve eğer varsa, sana iyi mi kötü mü diye sormayacağım, sana soracağım beğendin mi? Eğlendin mi? En çok neyi beğendin? Ne öğrendin?...

    Bana inanmayı bırak; inanmak tahmin etmek, hayal etmektir. Bana inanmanı istemiyorum, beni kendinde hissetmeni istiyorum. Sevgilini öptüğünde beni hissetmeni istiyorum, küçük kızını yatırdığında, köpeğini okşadığında, denizde banyo yaparken.

    Beni övmeyi bırak. bencil bir tanrı olduğumu nasıl düşünürsün?
    Övülmekten sıkıldım, teşekkür edilmekten bıktım. Minnettar hissediyor musun? Bunu kendine, sağlığına, ilişkilerine sor. dünyaya göz kulak ol. İzlendiğini mi hissediyorsun?... Neşeni ifade et! Beni övmenin yolu bu.
    İşleri zorlaştırmayı bırak ve benim hakkımda sana öğrettiklerini tekrar etmeyi bırak. Emin olman gereken tek şey burada olduğun, yaşadığın, bu dünya harikalarla dolu.

    Neden daha fazla mucizeye ihtiyacın var? Neden bu kadar çok açıklama var?

    Beni dışında arama, beni dışta bulamayacaksın. Beni içinde bul işte buradayım, senin içinde atıyorum.