Marksizm 19. yüzyılda ortaya çıkan bir düşünce sistemi, bir öğretidir.
...
Marksizm'in 19. yüzyılda ortaya çıkması hiç kuşkusuz bir rastlantı değildir. 19. yüzyıl Avrupa'sı, uzun süren ortaçağ karanlığını artık geride bırakmıştı. Bu dönemde Avrupa gerek düşünsel gerek maddi alanda çok önemli ve çarpıcı değişimlere sahne oluyordu. Düşünsel planda 18. yüzyılın Aydınlanma düşüncesi bu yeni yüzyılda ekonomi, siyaset, ve toplumla ilişkisi daha doğrudan sistemlere , modellere ve önerilere dönüşüyordu. Maddi alandaysa teknoloji önemli sıçramalarla, yol alıyor, tarımda feodal sistem çözülüyor, kentlerde sermaye ve emek temelinde sanayi üretimi gelişiyordu. Bu gelişmelere paralel olarak, eski düzenin art zapt edemediği yeni modern sınıflar aristokrasiye, feodal egemenlik ilişkilerine ve monarşiye başkaldırıyordu. Geniş kesimler 'özgürlük, eşitlik, kardeşlik' sloganlarıyla mutluluğu öteki değil, şimdiki dünyada aramaya çalışıyordu.
'Özgürlük' kavramını kötüleyen, lügatten çıkarmayı öneren bir siyasi ideoloji yoktur. Ama aynı kavram bir liberalin, bir anarşistin, bir sosyalistin, bir feministin ya da bir İslamcının dilinde farklı anlamlara gelecektir. Bu bakımdan ideolojik mücadele aynı zamanda kavramlar üzerindeki mücadeledir
Küreselleşme, kapitalizmin yeni bir biçimi, kapitalist ilişkilerin hem yatay(coğrafi) hem de dikey (insan yaşamını şimdiye dek görülmemiş ölçüde etkileyen) yaygınlaşmasıdır.