Serdar Özyiğit

Serdar Özyiğit
@serdar65
Kolay bir yaşam, kolay bir sevgi, kolay bir ölüm, bunlar asla bana göre değildi.
Kamu
Çocuk gelişimi-sosyoloji
İZMİR
Van, 1 Ocak 1987
22 okur puanı
Haziran 2021 tarihinde katıldı
Bir öfkeyle numaramı değiştirdim bir gün. O zamana kadar aramadın, belki de ondan sonra da hiç aramadın. Her gün bir fotoğrafını sildim, her gün senden kalan bir anıdan kurtuldum. Tam iki yıl sürdü. İşte o ilk iki yıl canım çok yandı... Ama evimi değiştirmem çok daha uzun sürdü. Çünkü ne zaman istesen beni burada bulabilirdin. Belki özlersin, belki dayanamazsın, belki aklına eser de çat kapı gelirsin diye gidemedim bu evden. Çok bekledim seni, çok yandım, çok ağladım, çok kırıldım... Dedim ya çok zor günler geçirdim... Gitgide alışıyor insan işte her şeye... Bitmez dediğin aşklar bitiyor, gitmez dediğin insanlar gidiyor, geçmez dediğin yaralar geçiyor bir bir... Yani iyileşiyorsun... Tam dört yıl sonra taşındım bugün. Bunca zaman gelmedin, şimdi gelsen de ancak misafir olursun. Nasıl ki sana olan sevgim bitti, öfkem de dindi geçti... Aslında unutmuştum seni büsbütün. Az önce eski bir kitap arasında kalmış bir fotoğraf geçti elime. Ben sana bakıyorum, sen objektife gülümsüyorsun. Fotoğrafın arkasında "Sen bana baktığın sürece ben hep mutlu olacağım..." diye bir not vardı. Ben sana bakmıyorken sen kiminle mutlu oluyorsun diye düşündüm biraz, biraz da üzüldüm doğrusu. Sonra yaktım fotoğrafı, inan bana içim hiç acımadı. İçimde işte öyle tükenmişsin. Bir zamanlar canım kanımdın, artık hatıram bile değilsin... Ezgin KılıçEzgin Kılıç
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yalancı olursan insanların tümünü mutlu edebilirsin. Adaletli olursan yalnızca yarısını. Ve dürüst olursan hiç kimseyi mutlu edemezsin.
1000Kitap
Bir gazeteci, 102 yaşındaki bir adamla röportaj için adamın evine gider. Gazeteci yaşlı adama ilk olarak bu kadar uzun süre yaşamasının ve bu yaşta böyle sağlıklı, dinç ve neşeli olmasının sırrını sorar. Aslında gazetecinin beklediği, “Hiç alkol ve sigara kullanmadım, sporu hayatımdan hiç eksik etmedim” türünden bir cevaptır. Ancak yaşlı adam, gazeteciye beklenmedik bir cevap verir: “Evlat, Allah’ın bana lütfettiği her gün, erkenden uyanır ve halime şükredip pencerenin önüne giderim. Bir iki dakika dinlendikten sonra, hava ister güneşli, ister yağmurlu, karlı, ister sıcak, ister soğuk olsun kendime şunları söylerim: Bu tam benim istediğim gibi muhteşem bir gün. Hayat bize asla muhteşem bir gün sunmayacaktır. Çünkü bir günün muhteşem olup olmadığı bizim onu nasıl gördüğümüze bağlıdır. Hayatın bize sunduğu anlamlar onu nasıl karşıladığımızla alakalıdır. Hayatın anlamı o an ne hissettiğimizle ilgilidir.
Bir insanın sahip olduğu kibrin derecesi ilmi ile ters orantılıdır. İlmi ise aklı kadardır. Aklı da edebi kadardır. İnsan dediğimiz varlık eşsiz olmakla birlikte aynı derecede de âciz ve muhtaç olarak yaratılmıştır.
Nazik ol. İnsana, böceğe, kuşa... Çok değil. Yol kenarında uyuyan kediyi uyandırmamak için yolunu ya da bir karıncayı ezmemek için adımlarını değiştirecek kadar nazik mesela
1000Kitap