Serdar

Serdar
@serdar_aa
Biri
Umutsuzluk kişinin cesaretini de şevkini de kırar. "Çıkış yolu yok," duygusu güçlendiği için bireylerde belirli kişilere, kurumlara ya da hayata, hatta Allah'a isyan başlar. Orhan Gencebay'ın dediği gibi, "Kaderin böylesine yazıklar olsun!" tavrı hâkim olur. İsyanın temelinde aldatılmışlık ve haksızlığa uğramışlık duygusu vardır, alttan alta sinsi bir öfke oluşur. Y- Beraberinde en yakınlarına bu duyguları yansıtmaya başlıyorsun. Sürekli olumsuz olmakta insanlarla kurduğun tüm güzel ilişkilerin sarsılmasına neden oluyor.
Alıntı
Reklam
Dünya hüzün dolu..
Mesela hüzün, kendi başı- na müthiş bir deryadır. Hüzünlenemeyen insan gelişmemiş bir insandır. Kendinden kopukluğunun, içindeki öze olan özlemin farkında değildir
Alıntı
Bu ülkede içindeki çocuk utanca boğulmuş ve bunalmış o kadar insan var ki! Ben onlara "yetişkin çocuklar" diyorum. İçi çocuk ama bedenen yetişkin... Bunlar kötü insanlar değiller ama her türlü kötülüğü de yapabilirler. Y- Bütün katiller de bir zamanlar masum çocuklardı… işte kültür, ahlak, eğitim bu kadar önemli!
Alıntı
Mesela sorumluluk kavramını ele alalım. Korku kültüründe sorumluluk sana verilmiş “gö- rev"dir. Baba olarak ne yapman, nasıl konuşman gerektiğini kültür sana söyler. Sevgi temelli değerler kültüründeyse sorumluluk "bireysel bir seçim"dir. Baba olarak evladına karşı sorumluluğuna sen karar verirsin. "Yaşamımda kendim olarak var olabiliyor muyum, ayna karşı- sında kendi yüzüme rahatlıkla bakacak bir seçim yapıyor muyum?" meselesidir sorumluluk. Korku temelli verilmiş sorumluluk uzun sürmüyor. Meseleye, "Ben niye ondan korkacakmışım, o benden korksun!" diye yaklaştığında ortaya bir sürü ilişki sorunları çıkıyor. Amaç hizmet değil, kim kimi korkutacak çekişmesine dönüyor. Korkutmaya meraklı kişinin en büyük korkusu nedir biliyor musunuz? Kendi yetersizliği ile yüzleşmek. Bir gün gelir de ondan korkmazlarsa ne halt edeceğini bilemez çünkü…
Alıntı
Kendime değil, "kendimize" desek daha doğru olur. Bu tutum evrensel bir gerçeği yansıtıyor. Bunu herkesin görüp kabul etmesi kolay mı? Hayır, değil. Şüphesiz kültürel bir dönüşüm gerekli. Yani yüzlerce yıldır de- vam eden korku tabanlı, dene- tim odaklı kültürün, bireyin po- tansiyelinin önemli olduğu sevgi tabanlı bir kültüre dönüşmesi gerekiyor. Bunu her bir vatan- daşımız ve toplumumuz için en önemli konu olarak görüyorum.
Alıntı
Reklam