Serhat kıyak

Reklam
Olaylar ve insanlar sana engel oluyor, seni ileri gitmekten alı koyuyormuş gibi görünebilirler. Oysa gören kişiler bilirler ki dünya; kendi varlıklarının icraatını kusursuz bir biçimde sergileyene kadar, sorumluluk kaslarının onları daha bütün ve özgür kılama dek, sürekli olarak antrenman yaptığı, deneyim sahibi olduğu bir jimnastik salonudur. Er veya geç herkes, kendini dengelemesi ve tamamlaması için gerekli olan her şeyle yüzleşmek zorunda kalacaktır. Herkes, er veya geç, bir gün mutlaka kendini dengelemesine ve tamamlamasına hizmet edecek her şeyle karşılaşmak zorundadır. “ Tanrılar Okulu
Dünya, senin onu düşlediğin gibidir, o bir aynadır. Dışarıda kendi dünyanı bulursun, yarattığın, düşlediğin dünyayı. Dışarda kendini bul! Git ve kim olduğunu gör... Diğerlerinin senin içinde taşıdığın yalanın, uzlaşmanın, cehaletinin yansıyan görüntüleri olduğunu keşfedeceksin...Değiş...ki dünya değişsin. Hastalıklı bir dünya yaratıyorsun, sonra da kendi yarattığın eserinden dehşete düşüyorsun. Dünyanın nesnel olduğunu düşünüyorsun...Oysa dünya senin onu düşlediğin gibidir. Git, dünyaya gir ve bunları kabullen...kendi içindeki yoksullarla, zorbalarla, toplum dışına atılmışlarla tanış. Onları kabullen! Sakın onları görmezden gelme ve sakın suçlama. Dünyana teslim ol. Git ve yarattığın şeyi bilinçli olarak kabullen; sabit, cahil bir dünya, ölü bir dünya... Bir kişinin gücü, kendine sahip olmasında ve aynı zaman da kendisine teslim olmasında yatar..
“Berbat bir yaşantın var!” dedi. “Daha içeri girişinden, yürüyüşünden, hatta duygularının ağır kokusundan anlayabiliyorum bunu. Bir yığından, bir düşünceler kalabalığından farkın yok. Bu şekilde nereyece varacağını sanıyorsun? Öyle karışıksın ki, bu bin parçaya bölünmüş halinle memur olarak bile varlığını zorlukla sürdürebilirsin.”

Serhat kıyak

, bir kitabı okumaya başladı
Stefano D'Anna
8.1/10 · 5,6bin okunma