Kolektif bilinçdışının kapısı “kişisel bilinçdışının” bilincine varmakla açılır. Çocukluk yaşantılarımıza dair anılar kişiliğimizin bir parçasıdırlar. Kendinizi yaşınızı baz alarak inşa ettiğiniz çok katlı bir bina gibi düşünün. Her kat yeni bir yaşantı ve anıya, eşyaya sahiptir. Her yeni yaşta üstüne yeni bir kat çıkar, yeni deneyimler ve yeni eşyalar eklersiniz. Yetişkinlikte çocukluk zamanlarınıza ait katlarda hâlâ canlı olan, hâlâ daha çocukluk durumda kalan parçalar da sizinledir. Travmalar ve hatırlamak istemediğiniz acı verici deneyimler de... Yetişkin bilincinizle yapmanız gereken şey bu parçalarla uyumlu hale gelip düzenlemek ve kişisel bilinçdışınızı bilinçli hale getirmektir. Yani kişisel çok katlı binanızın içindeki basınç dengesini ayarlamak, her katta nefes alabileceğiniz konforlu odalar yaratmak ve ağırlık merkezini dengelemek.
İnsan kendi ruhunun efendisi olduğuna inanmak ister. Ancak istese de bu tam anlamlıyla mümkün olmaz. Ne ruh halini ne de duygularını kontrol edebilmeyi başarır. Bilinçdışının yaptığı sızıntıyı görürse ve sayısız gizli yolla kendisini etkilediğini fark ederse ancak o zaman kendi kendisinin efendisi olabilir.