SERVET ÇELİK

SERVET ÇELİK
@servetce_lik
Yıldızlar kayarken, ben kendi yolumu çiziyorum. Her adımda yeni bir hikaye.
Susup gülmeyi seçtim çünkü ağzı olan herşeyi biliyor vesselam.
Reklam
Zihninde büyüttüğün her düşünce kalbinde şekillenen her duygudur kalbinde neyi beslersen onun zıttı seni bulur.
1000Kitap
Beyhude Bir Adamın Hikayesi
Bir zamanlar, gözleri hiç tükenmeyen umutla dolu bir adam vardı. Her sabah, umutla uyanır, her akşam bir başka hayale dalarak uyurdu. Beyhude bir adamdı, ne aradığını, ne istediğini bilmeden yaşardı. Ancak kalbinde tek bir şey vardı: Sevda. Adı Ahmet'ti. Hayatını sıradan bir şekilde geçiren, ama bir yanda da sürekli bir şeyler eksik hisseden bir adamdı. O eksik olan şey, bir kadındı. Bir kadının ruhunun derinliklerine inmeyi arzu eden, sadece bedeniyle değil, tüm varlığıyla var olmayı isteyen bir adamdı. Kadın, Zeynep… Onun ismi, Ahmet’in içinde bir sızı, bir yangın başlatmıştı. Zeynep, her hareketiyle, her bakışıyla bir şiir gibi zarifti. Ahmet, ona olan aşkını sözcüklere dökmekte zorlanıyordu. Gözlerinin derinliklerinde kaybolurken, her anını onunla geçirmek istiyordu. Fakat ona bir şey itiraf edemedi; kendisini sevmesi için bir sebep bulamıyordu. Ahmet, Zeynep'e olan sevgisini beyhude bir şekilde her gün, her dakika içinden geçiriyordu. Aşkı bir ateş gibi yakıyor, fakat ona her seferinde doğru şekilde yaklaşamıyordu. Kalbinde bir ateş var ama o ateşi söndürecek suyu hiç bulamıyordu. Her geçen gün Zeynep’in uzaklaştığını hissediyordu.Bir gün, cesaretini toplayıp Zeynep’e bir mektup yazmaya karar verdi. Her kelimesi, içinde biriken tüm sevgisini, hayallerini, gözyaşlarını taşıyordu. Mektubu yazarken, her cümle bir yıkım, her kelime bir acıydı. Ruhunu, kalbini açtı; ama hiçbir şey Zeynep'e ulaşmadı. Çünkü Zeynep, başka dünyalara ait bir kadındı. Ahmet’in dünyasında yer yoktu. “Mektubunuzu aldım,” Zeynep, birkaç gün sonra yazılmış bu satırlara cevap verdi. “Fakat ben sadece dostça bir yakınlık hissediyorum. Aşk… Bunu bir başkasıyla yaşaman gerektiğini hissediyorum. Seninle olmak, bambaşka bir yolculuk olurdu ama ben… Benim ruhum şu an bir başka yerde.” Zeynep’in
1000Kitap
Hayaller Bile Hayal Oldu
Hayaller bile hayal oldu, Bir zamanlar umutla baktığım yıldızlar, Şimdi kararmış bir geceye dönüştü, Gözlerimdeki ışık yavaşça söndü. Bir zamanlar gülmek vardı dilimde, Şimdi suskunluk sardı gönlümü, Yaşamak vardı her anın içinde, Ama şimdi, her şey bir silüet gibi. Geceleri sarar yalnızlık rüzgarı, Bir zamanlar hayal ettiğim dünya, Şimdi sessiz, soğuk ve uzak, Yalnızca anılarla yıkıldı bu duvar. Hayaller bile hayal oldu, Ama belki de en büyük hayal, Bir gün yeniden bulmak içimdeki ışığı, Ve gülümsemek, tüm karanlıklara inat.
Dili Yasak Olan Kedi
Siz hiç dili yasak olan bir kedi gördünüz mü, Kediler bile konuşur, derdini anlatarak, Bir çığlık, bir mırlama, bir bakışta Hangi dilde olsa, hislerini gösterir. Ama bizim dilimiz, gözlerimizdeki yansıma gibi, Bazen yasaklı, bazen yok sayılan, Bize diyorlar "sus," Sözümüzü, nefesimizi kesiyorlar, Ama biz hep varız, hep sesiz kalmadan. Köpekler bile kendi sesini duyurur geceleri, Bizi duymazlar, çünkü biz susturulduk, Bir dil yasaklandığında, Kimlik de yok sayılır, Ama biz hep oradayız, her adımda, her sözcükte. Kürtler, bir milletin adı gibi, Bir dilin suskunluğu, bir halkın çığlığıdır, Ve biz, yine de yaşarız, Özde değil, sözde, Çünkü dil, kimliktir; kimlik susturulmaz. Gözlerimizde bir dil, Yüreklerimizde bir direniş, Ve sessizliğe karşı çıkan bir çağrı Dili yasaklanmış bir kedi gibiyiz, Ama hep varız, her zaman, her koşulda.