Yazar Melda Vatancı

Yazar Melda Vatancı
@sesoo
Renksiz dünya hikayesi ve Yanıltıcı Kurgular kitabının yazarı.️
Uluslararası İlişkiler
Üniversite
Bursa
52 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Yeni bir sabaha uyanıyorum, kuşlar ve çiçekler arasında.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
öğrenilmiş çaresizlik
Öğrenilmiş çaresizlik; bu kaos çağında yaşayan insanların trajedisidir. Çünkü ileri gitmesi mümkün değildir. Gidebileceğini düşünemez bile. Belki de değişik bahaneler sunarak kendisinin de bu konuda haklı olduğuna inanır. Dünya’da o kadar sorun varken çözüm bulmak için hiçbir şey yapmamak bu tarz insanlara mevcut. Onların o kadar problemi vardır ki kafasını kaldırıp başkaları için ne yapabilirim diye düşünmezler. Bu bencillikse yalnızlığı doğuracaktır. Peki kendine inanmayan bir insan kendi hayatındaki sorunları çözecek? ‘Sen yapamazsın, senden bir şey olmaz.’ gibi cümlelerle büyüyen çocuklarsa bu inanç kalıbının hakkını vererek bir ömür yaşayacaklardır. Tabi ki bunu fark edip değiştirenler hariç. Bu yüzden insan bedeni kadar ruhuna da önem vermelidir. Ruhsal gelişim daha derin daha zor olmasına rağmen yararı oldukça fazladır. ‘Çaresiz olmak’ cümlesi farklı ‘Öğrenilmiş çaresizlik’ ise çok daha değişik anlam içermektedir. Öğrenilmiş çaresizlik bir akıl tutulmasıdır. Bu akıl tutulmasını aşmak ise ancak yeni bilgileri eyleme geçirerek olur. Bu akıl tutulması bir bireye enjekte edildiğinde toplumda da yayılacaktır. Toplumla bütünleştiğinde ise toplum yeniliğe ve değişime kapalı olacaktır. Bu yüzden çocuklarımıza hiç olmadığı kadar değer vermeliyiz. Yetiştirirken onların birey olduğunu ve içlerindeki cesareti kaybetmemesi için yetişkinler elinden geleni yapmalıdır. Aileler bir değerler bütünlüğüne dönüşmeli ve toplum bu yeni sistemle yaşamalıdır., Bu değerlerin içinde sevgi, saygı anlayış, cesaret, bilgelik, erdem ve ahlak gibi değerler olmalıdır. Unutulmamalıdır ki prensipler kalıcı olmasına rağmen insanlarsa geçicidir. Bu durumun uygulamaya geçmesi için disiplin çok önemlidir. Disiplinin olduğu yerde bir ilerleme sağlanabilir. Fakat disiplin oluşturma yöntemleri
SİSTEM VE DEĞERLER
Bireyin sistemin içinde yaşamasıyla insanların kendi özgürlüğünü kısıtlamasına neden olmaktadır. Bir sistem giderek bir kumarhaneye dönüştüyse eğer kumarbazlar üst sınıflarda yer alacaktır. Kumarbazların cahil cesaretiyle bu dünya yönetilmemelidir. Bu savaş arenasında dönen dünya da sistemin yöneticilerin olası nükleer savaşla dünyayı tehdit ettiği oradadır. Bilgi ve erdem gibi değerlerin giderek düştüğü bu dünyada değer olarak üst sıralarda ne olacaktır? Materyalist değerler ön olanda olması muhtemelken, cehalet yozlaşmayı doğurur ve yozlaşma da kanser hücresi gibi bir toplumu hasta eder. Toplum bu cehaletin bedelini kolunun ya da bacağının kesilerek ödeyeceğinin bilince olmalıdır. Eğitimsiz bir insanın parayı kullanma şekliyle, eğitimli bir insanın parayı kullanma şekli bir olabilir mi? Bu yüzden bilinçsel sıçramalarla birlikte ilerleyen insanın gelişiminde okuduğu bir cümle bile çok önemlidir. Gelişim insan ruhuyla bütünleştiği zaman bir anlam kazanır. Yeni düşünceler yeni bir hayat demektir. Bu düşünceler olumlu ya da olumsuz olabilir. Hayatın gidişatı yapıcı ya da yıkıcı düşünsel etkilere açıktır. Birey değiştikçe toplum içindeki mikroplardan arınacaktır. Toplumun değişmesi bireylerin yenilenmesinden geçer. Öğrenilmiş çaresizliğe kapılan toplumlarsa düşünceleri kanser olmuş gibi hasta bir şekilde hayatına devam eder.
ÖLMEK ve DİRİLMEK ARASINDA İhtiyar, elinde eski bir tahta sopası, sırtındaki rengi solmuş hırkasıyla geçip gidiyordu. Aniden hayır! diye bağırdı yaşlı adam. Daha fazla nefes alamadığım bu dünyada yaşamak istemiyorum derken gözlerine yaşlar doluyordu. Hayatın kitabını okuduğunu düşünürken, hayat onu çoktan okumuş ve bir köşeye fırlatmıştı. Bitmeyen yoksulluğu, bitmeyen hırslarıyla kaybediyordu tüm zenginliklerini. “Devam edemeyeceğim artık sözlerime intiharı mi seçmeliydim? Toplum tarafından çoktan kıyılmıştım. Yoksulluğum beni değersizleştiren en önemli unsurdu. Bitsin artık güçlünün güçsüzü acımasızca ezdiği dönem ve başlasın barışla ve mutlulukla akıp gideni hayat. Çok mu şey istiyorum bu dünyadan? Çaresizliğin içindeki sığınaklar ve ben biliyorum ki yaşamam gereken yer tam da orası işte. Beni iç dünyanın kuyularına doğru ittiler.” “Yok artık! En kotu ben miyim? Cehennemi hak edecek ne yaptım ben? Neden böyle hissediyorum? Ölmek ve dirilmek arasında geçen o zamansızlık dilimi bana kim bilir neyi gösterecek? Sussun artık bu merak. Ben bilirim ki dönüşü yok bu yolun. Gitmek istemem dönüşsüz yollara ve anlamak istemem hayatımın gerçeğini. Hayatın anlamını çözmek mesela beni büyüleyen bir büyücü gibi olsa da sihirler yine de gözlerimi kamaştırıyor. Korkularım, cesaretine son bulurken nedir bu içimdeki korkaklık? Neden yaşıyorum ki bu hayatta tıpkı bir korkak gibi. Ben nefes alıyorken hayatıma son veriyor bu düşünceler. Anlatsın şiirler bu hayatın içindeki sisi. Kader en büyük yazgıydı. İnsanın doğumunda yazılan, bunu evvelden beri bilirdim. Son adımları attırırken hayat bana adeta bir uçuruma doğru sürükleniyordum. Yine de son bir umutla bir kuş uçar gökyüzüne doğru kanat çırparsa bende aldığım nefeslerin değerini bilirim
Bir kuş misali uçabilmektir önemli olan bu ateş çemberine dönüşen hayatta.