bu dünyaya mutlu olmak, sevmek, sevilmek ve sevgiyi paylaşmak için geldik." diyorsunuz mektubunuzda. Belki bunun için geldik ama bunun için yaşamıyoruz.
Toplumumuzda kadınların, kızların namus bekçiliğine soyunan bazı erkeklerin beyinlerinde ne kadar namussuz ve alçak olduklarını gördüm. Kişilikler de namussuz oluyormuş!..
Sen daha yolunu bulamamış, kişiliği tam olarak rayına oturmamış, bugünü düne uymayan, yarını da bugüne uymayacak olan bir durumdasın. Kendinle tanışmış, kendini tam olarak tanımış, duygu ve düşüncelerini de tam olarak anlamış değilsin. Bu durumda bazen kim ne derse ona inanıyor, kim hangi yönü gösterirse o yöne bakıyorsun."
biz bu dünyaya mutlu olmak, sevmek, sevilmek, sevgiyi paylaşmak için geldik. Yapmamız gereken hatalanmıza yanarak zamanımızı öldürmek değil, sahip olduğumuz tüm değerleri zamam, sağlığı, zekâyı en iyi ve en verimli şekilde kullanarak yaşamaktır.
Kişinin hoşlanmayı sevgi zannederek kendisini bu duygunun emrine vermesi, akışına kaptırmasıdır. Karşı cinse olan ilgi, hoşlanma, sevgi ve aşk gibi hisler, insan doğasında bulunan göz ardı edilemeyecek duy gulardır. Bunlan hiçe saymak, yok etmeye çalışmak, insanı tanımamak demektir.