Çocukken annemin sözü tartışmasızdı, kesinliği mutlaktı. Şimdi ben o zaman annemin olduğundan daha yaşlıyım ama çelişkilerle kafası karışmış, tutarsız bir bileşkeyim. Bu dünyanın senin kadar acemisiyim, Denizci.
Birini tanıdığını sanıyorsun, Denizci. Onu sevdiğini sanıyorsun. Onun da seni sevdiğini sanıyorsun. Kendi evimde duruyordum ama kendimi evden çok uzakta hissediyordum. Ev güvenli bir yer, bir sığınaksa eğer, ondan her zamanki kadar uzaktaydım.
Bir gün gelip seninle konuşmayacağız diye kaygılanıyorum. Bu hep olan bir şey: Dönüp her şeyden beni sorumlu tutacaksın. Henüz gerçekleşmemiş şeyler benim hatam olacak. Yaptıklarım ve yapamadıklarım. Bu yüzden şunu istiyorum: Hep konuşalım. Beni hayatından silip atma.