Sevde

Sevde
@sevdegermec
Kitaplarla haşır neşir olmayı seven biri.
Psikolojik Danışman
Lisans
İstanbul
33 okur puanı
Temmuz 2022 tarihinde katıldı
Kaygılı-Kaçıngan Kapanı
Kaygılı bağlanma stiline sahip kişiler ilişkideki tehlikelerle partnerine daha yakın olmaya çalışarak baş ediyor. Kaçıngan bağlanma stiline sahip kişiler ise partnerleriyle arasına mesafe koyuyor ve uzaklaşarak baş ediyor. Kaygılı daha çok yaklaşmak istedikçe kaçıngan onu daha fazla ittirmeye çalışıyor. İki partnerin de harekete geçme ve devre dışı bırakma yöntemleri birbirlerinin güvensizliğini tetikleyen bir kısır döngüye dönüşüyor.
Sayfa 142·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Eğer kaygılı bağlanma stiline sahipseniz, eşsiz bir ilişkinizin tehdit altında olduğunu hissetme yetiniz vardır. Yanlış giden bir şeyler olduğuna dair en ufak bir ipucu bile bağlanma sisteminizi devreye sokar ve bağlanma sisteminiz bir kez harekete geçtikten sonra, partnerinizden gerçekten yanınızda ve ilişkinin güvende olduğuna dair bir işaret alana kadar sakinleşemezsiniz.
Sayfa 78·Kitabı okudu
Alıntı

Sevde

, bir kitap okudu
Puan vermedi·647 syf.··
Beğendi
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 22:35
·
2026 3. kitabı
Stendhal
8/10 · 12,6bin okunma
Puan vermedi·647 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 22:35
Bana 19. yüzyılda toksik ve hırs dolu bir ilişkinin nasıl olduğunu göster deseler işte bu kitabı okuyabilirsin derdim. Bu nasıl bir kitaptı, nasıl bu kadar hızlı okutabildi kendini hâlâ hayret içerisindeyim! Realizm akımını iliklerimize kadar hissettiğimiz bir kitap yazmış Stendhal. Bir insanın kendi hırs ve ihtiraslarının nasıl kurbanı olabileceğini, yükselme arzusunun, gururun ve kibrin insanın psikolojisini nasıl çökertebileğini gerçekçi bir şekilde anlatmış. Dönemin siyasi tarihini ve toplumsal özelliklerini de her noktasında eklemiş ki romanın ayna özelliği kaybolmasın... Kitap üç ana bölümden oluşuyor ve bize Julien'in hayatının farklı aşamalarını gösteriyor ama bu aşamaları görmeden önce Julien'in kişiliğini iyi analiz etmemiz gerek. Çünkü tüm hikâye Julien'in merkezinde geçiyor. Ben Julien'i okurken Adler'in sosyal psikoloji çerçevesinde analiz ettim hep. Julien kestereci bir babanın çocuğu, işçi bir ailenin içerisine doğmak ve babasının kardeşlerine davrandığı gibi Julien'e davranmaması onda bir aşağılık kompleksi meydana getiriyor. Bu kompleksi kapatabilmek içinse beraberinde üstünlük eğilimini oluşturuyor. Dolayısıyla kendini zeki, hırslı, gururlu ve yükseklerde gören Julien saygın bir konuma erişebilmek adına papaz/rahip olma yolunu kullanmayı seçiyor. Eğer kiliseyi kullanırsam belki bir şekilde asker olma hayalime ulaşırım ve Napolyon gibi olabilirim, diyor. İşte bu arzu şu aşamalar hâlinde sunuluyor bize: 1) Mösyö de Renal'in evinde çocuklarına öğretmenlik yapması 2) Papaz okuluna gitmesi 3) Paris'te seçkin, soylu bir ailenin başındaki Markiz'in yanında sekreterlik yapması Bu uğurda Julien çeşit çeşit insanların içerisine giriyor, yeri geliyor aşağılanıyor yeri geliyor övülüyor. İnsanların çıkarcı, ikiyüzlü davranarak yükseldiğini fark ediyor. Ama
1000Kitap
Kırmızı ve SiyahStendhal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202212,6bin okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 15:40
Kendini denizin ortasında belirsizliğe sürüklenen, yolunu izini kaybetmiş ve hayat mücadelesi veren bir Denizci olarak tanımlayan anne ile bu yolda ona sürekli olarak emirler veren, tetikte olan ve hayatını birden savaş alanında bir cepheye döndüren Asker olarak tanımladığı bebeğinin hikayesini okuyoruz. Kitabın isminin seçilmesinin altında bu metaforlar yatıyor. Baş karakterimiz anne olduktan sonra hayatında (zihninde, bedeninde, ruhunda, kimliğinde ve kocasıyla olan ilişkisinde) süregelen değişimler o kadar yorucudur ki kendisiyle ve bebeğiyle sürekli bir mücadele içerisindedir. Anne olmak için işini bırakmıştır, tüm gününü bebeğinin ihtiyaçlarına ayırmak zorundadır ama yanında ne ona yardım eden bir koca ne de işini kolaylaştıracak sağlam bir psikoloji vardır. Tek başınadır. Doğum sonrası depresyon belirtileri gösterir. Bebeğini çok sever, onun yanında olmaktan huzur duyar ama onun ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırken tüm hayatını bir kenara bırakmak zorunda kalır ve bu yaşantı onu bir belirsizliğe sürükler. Adeta yorgun bir savaşçı olur. Düzenli bir uykusu yoktur, zihni bulanıklaşır, gerçekle sanrı arasında ayırt edemediği yaşantılar geçirir; duyguları karman çorman hale gelir, öfke, suçluluk, pişmanlık, nefret gibi duygular sevginin etrafında bir çember oluştururlar. Bebeğini ve onunla olmayı çok sever ama bir yandan ya ona zarar verirsem gibi düşüncelere kapılır. Eski yaşantısına ve eski kimliğine özlem duyar. Sosyalleşmeyi, çalışmayı, tek başına kalmayı özler. Kısacası eski ile yeni hali arasındaki farklılıkların normal olabileceğini kabul etmekte ve bunun bir sürece dayandığını anlamakta zorluk çeker. Annenin bu yaşadıklarını okurken kadınların anne olmayla ilgili ne kadar çok kaygı ve baskıya maruz kalabileceğini bir kez daha görmüş oldum. Kadının toplumsal
Edebiyat
Asker ile DenizciClaire Kilroy · Yapı Kredi Yayınları · 2025987 okunma