Onun bugüne kadarki varlığı, benim kendi varlığımı, çocukluğumun varlığını doğruluyordu. Öte yandan yokluğu hafızanın tüm mekanizmasını harekete geçiriyor. Uzun zamandır aklıma gelmeyen şeyler şimdi uyanıyor, onları ben uyandırıyorum.
Zamanın ya da kaderin ( ya da gelecekte gizlenen o şeye ne dersek diyelim/, kulaklarına buyur ettiği kelimeler tuhaftır. Bugünün bakış açısıyla, ifademin bütün o ertelenmiş acımasızdığını görüyorum.
Ölüm hakkında değil, sonu Eren bir hayat için duyulan hüzün hakkında. Arada fark var. Bu, sadece onun bal dolu peteği için değil, peteğin boş hücreleri içinde duyulan bir hüzün hatta o çok daha güçlü.