O konuşurken yeşil gözlerinden nasıl hoşlandığımı, diri dudaklarının, taze ve canlı yanaklarının tüm ruhumu nasıl cezbettiğini, konuşmalarının harika içeriğine kendimi tamamen kaptırdığımı, kendini ifade ettiği sözcükleri çoğunlukla duymadığımı, bunların hepsini tahmin ediyorsundur, çünkü beni tanıyorsun.
O bir melek! - Laf işte! Herkes kendisininki için böyle demez mi? Onun ne kadar mükemmel olduğunu, niçin mükemmel olduğunu sana anlatabilecek durumda değilim; kısacası o bütün duygularımı esir almış durumda.
Bu masumiyeti ve bu gerçeği anımsayınca, ruhumun derinliklerinin kor alevi gibi yandığını, bu sadakat ve şefkat imgesinin nerede olursam olayım peşimden geldiğini, yanıp tutuşan benmişim gibi özlem ve hasret içinde olduğumu sana söylersem bana kızma.