• Ne yaşasa zamanla alışıyor insan
    Bitmez sandıklarımız,
    Sonu gelmez inandığımız şeyler,
    Sevipte sevilmemek,
    İnan her şey zamanla geçiyor
    Yokluğuna alıştığımız kişiler,
    Bugün kaybettiğin biri,
    En kötüsü de onun için üzülmek,
    Sonra bakıyorsun değmeyecek insanlar için ne çok şey kaybetmişim diye sorduğunda,
    Üzüldüğüne bile üzülüyor insan,
    Ne çok zaman harcamışım,
    İnan her şey geçer zamanla,
    Yeni duygular,
    yeni umutlar,
    Yeni sevinçler,
    Sonra tek bir şey söylersin kendince
    Allaha duyulan minneti dile getirisin.
    #özgün
  • Hele sevilmemek, ölüm kadar korkunç gibiydi
  • Neylerle olman değil neyi nasıl yapmak önemli
    Affetmeyi yaşayarak deneyerek ders alarak olur
    Birini sevmek gerisini karşı tarafa bırakmak
    Kimse kimseyi zorla sevdiremez
    Sevmek sevilmek iki kişinin elinde, dürüst olmak önemli

    Öyle öğrendim ki...

    Yaşamayı öğrendim,
    Duygularımın aklın önüne geçtiğini fark ettim.
    Duygudan önce aklınıza güvenin hep
    Hayatınızın değiştiğini göreceksiniz,
    Kuşların uçuşunu fark edeceksiniz,
    Çiçekleriniz açar,
    Mevsimleriniz güzel geçer,

    Öyle öğrendim ki...

    Sevipte sevilmemek de varmış
    Sizi sevmeyen yol vermeyi bilin
    Zaten seviyorsa yol vermek gerekmez
    Olmak istediğiniz konum çabuk yerleşirsiniz
    Herkes üzerine düşen payı alsın
    Çok Sevipte sevilmemek sadece zaman kaybıdır

    Öyle öğrendim ki...

    Sevdikçe değer verdikçe için harabe
    Bir ara bana sordu neyiz biz ?
    Sustum, cevabı ona bağışladım
    Her şeyi onun eline verdim
    Sonuç hüsran oldu
    Kendi kurduğu yuvayı
    Kendi isteğiyle yerle bir etti
    İşte bu yüzden öğrendim
    Affetmeyi, bırakmayı, susmayı

    Öyle öğrendim ki...

    Güvenim, inancım kalmadı
    Sevinçlerim gelgitler içinde kökleri düğümlendi
    Artık beklentim yok
    İçimi öyle boşaltılar ki hayata tutunmayı unuttum
    Defalarca içimi parçaladı
    Hiçbir zaman usanmadim
    Arsiz oldum, gururumu hiçe sayarak sevdim defalarca
    Yüreğim kanıyordu
    Yüreğime hiç acımadım

    Öyle öğrendim ki...

    Hayata tutunmayı
    Sevilmemenin sevmek olmadığını
    Yüreğime acıdığımı fark ettim
    Çünkü
    Bedenime sinmiş bir acı vardı
    Yüreğim sızlıyordu
    Tek hissettiğim yer yüreğimdi
    Yüreğimden çok ona acıyordum
    Belkide bu yüzden hep kaybettim
    İçimi parçalayan insanın görünmeyen yüzünü gördüm
    Hayatımı katleden birinin tek çare affedip yol vermek olduğunu anladım.
    Affetmeyince her şey yeniden başlıyor.
    Oyuncu aynı
    Senaryosu sadece farklı
    Daha sonra film bitiyor bunu öğrendim.

    Öyle öğrendim ki...

    Seni sıradan gören kendi istekleriyle hareket edip
    Daha çok sevgi gözüyle bakmak daha sonra
    Bakıyorsun her şeyini elinden almış
    Kendi yolunda bir yol çizer seni diskalifiye etmiş
    Hayat böyle işte yaşayarak deneyerek öğrendim.
    Herkes sevginin haddini bilmeli
    Biliyor musun ne zoruma gidiyor.
    Tamam sevmesin
    Ama seviyormuş gibi yaptığında,
    İnsanın zoruna gidiyor,
    Bakıyorsun için dipsiz bir acıya gömülmüş.
    #özgün
  • "Bencilce olan depresyondur.
    Bencilcedir, çünkü sahibini ve yaşadıklarını evrenin merkezine koyar.
    Açlar, hastalar, savaşlar, depremler, tufanlar bile önemini kaybediverir.
    Sevgilinin gidişini düşünürken,korkunç facialardan sağ çıkmış ve yaşamak zorunda kalmış insanları mesela, görmezden gelirsin. Onlar inatla ayakta kalmaya uğraşırken,
    sen yıkılmaktan medet umacak kadar
    körleşirsin!"
    ...
    "Bilmek çünkü,ağılı bir cezaydı!"
    ...
    "Kötü günlerin çünkü,kötü geceleri olur.
    Neyse ki her gecenin sabahı da!"
    ...
    "Hayat dediğin neydi ki zaten;
    bitecek diye korktuğun kısıtlı vakti,bozuk para gibi harcama telaşı!"
    ...
    "Yanılmak benim fıtratımda vardı."
    ...
    "Her insanın yoldan çıkmaya hakkı olmalıydı hayatta.
    Çünkü hayatta tek bir yol yoktu.
    Çünkü ömür geçiyordu.
    Pişmanlıkmış,ukdeymiş dinlemeden,bir gün çat diye bitiyordu!"
    ...
    "İçimden konuşmak değil,susmak geliyordu. Daha doğrusu,bu konuda konuşmamak bana iyi geliyordu.
    Bu,aşk acısının -den hali olmalı diye düşünüyordum;
    Ayrılık hali!
    Galiba bir acı,evvela susarak,
    sonra konuşarak ve en nihayetinde ölüler gibi sessizce mezara konarak çekiliyordu.
    Ölüler ve acılar birbirine aşırı benziyordu!"
    ...
    "Yadırgadığın her şeyi yaşayabilir,
    yargıladığın herkese dönüşebilirdin."
    ...
    "Cümle hastalık yeterince sevilmemek,
    kendini ve başkalarını sevmeyi bilmemekten kaynaklanıyor!"
    ...
    "Şimdi, adına biz dediğimiz şeye, ömrümüzün duvarına asılmış bir resim gibi uzaktan bakıyoruz!"
    ...
    "Benim bildiğim şu;
    Vazgeçmek bazen sahip olduğumuz şeylerin en iyisidir!"
    ...
    "Aşk kaç kişilik bilmem ama
    Vazgeçmek tek kişiliktir!"
    ...
    "Kızgın değilim.
    Kendimi de dahil ederek,biz insanların
    birbirimizi incitme konusundaki cömertliğine üzülüyorum sadece.
    Her öpücüğün ve hatta sözcüğün,emanet ettiklerimizde bir ağırlığı olduğunu unutmasak, basit meraklar uğruna başkalarının hayatlarında yangınlar çıkarmasak keşke.
    Ama kime anlatıyorum;
    Tek ısırık uğruna cennetten kovulmuş bir ırktan böylesi bir diğerkamlık beklemek abesle iştigal değilse ne?"
    ...
    "Hayat; aşk acısından çok daha derinde bir yaranın kabuğunu kaldırmış,kalbime iğnelenmiş asıl sızının yerini gösterip,onun için üflemekten başka ne yapabileceğimi düşünmemi sağlamıştı.
    Zaten hayatta pek az acı sadece kendi yarasından yayılıyordu.
    Derinde her zaman daha başka,daha büyük bir yara vardı ve dünyaya dayanmak için evvela onu iyileştirmek lazımdı!.."
    ...
    "Hayatta kalmak, düştüğümüz dikenli bahçede kanayarak dolaşmak değil mi zaten?
    Sonunda öleceğini bilerek yaşamaya çalışan bütün faniler, aynı tekinsiz yolu adımlıyor.
    Neye elimizi atsak yetim,neye dokunsak tedirgin,ne yapsak eksiğiz.
    Hepimiz öyleyiz!
    Bize vaat edilmiş bir yarın yok,ruhumuzda kelebek sancıları kanat çırpıyor!"
    ...
    "Hayat hata yapmaktan korkmak için çok kısa; Korkmuyorum!.."
  • Hikmetin, iyiliği elde etmek manası, Allah sevgisine bağlı olduğu gibi, ondan daha önce gelen kötülüğün önlenmesi manası da Allah korkusuna bağlıdır.

    Saygısız bir ilişki; severken sevilmek arzusundan ve sevilmemek korkusundan etkilenmeyen, kaybolmasından korkulmayan ve endişe duyulmayan, laubali ve ciddiyetsiz bir ilişki; sevgi değil, bir eğlencedir.

    Sevdiğinin rızasını gözetmeyen ve onu her fenalığa razı olur sanarak, hiçbir hareketten nefret ve iğrenmesini hesaba katmayan ve bütün bu tarz düşüncelerinden dolayı, ona karşı hiçbir edepsizlikten korkup çekinmeyen bir kimsenin seviyorum iddiasında bulunması, bir oyun ve eğlenceden başka ne olur?

    En yüksek, en hassas sevgi, en küçük bir karşı gelmeye meydan vermemek için itreyen ve bu titreyişten en yüksek bir edep ve terbiye ilhamı alan kalbin sevgisidir. Ayrıca izzet-i nefsi olmayan sevgilinin ne seveninde, ne de sevgisinde bir değer ve anlam yoktur.

    İzzet ve şerefin ilk hükmü ise heybet, vakar, saygı ve korku telkin etmesidir. Sevginin gereğini yerine getirmeye layık, muhabbeti küstahlığa çevirmeye engel olacak böyle bir ihtişam ve korkudan yoksun olan muhabbet iddiaları, yalandan ve tehakküm etme duygusundan başka bir şey değildir.

    Hiçbir sevgi tasavvur edilemez ki, onda en derin elemlerin ve lezzetlerin çatışmasından çıkan ateşli bir heyecan bulunmasın.

    Gerçek aşığın kalbi en büyük savaş meydanlarından daha fazla heyecanlı, en büyük zevk meclislerinden daha neşelidir.

    Hicran (ayrılık) ile visal (kavuşma)ın çarpışmadığı hiçbir sevgi anı düşünülemez.

    Elektrikte müsbet (artı) ve menfi (eksi) iki zıt akım birleşmedikçe faydalı bir akım meydana gelmediği gibi, kalbde de elem ile haz, korku ile muhabbet kaynaşmadıkça sevgi akımı meydana gelmez.

    Göz yaşıyla temizlenmedikçe hikmet nuru hasıl olmaz. Bundan dolayı Allah sevgisi, hem bilgiyi, hem ameli güzel bir sonuca ulaştıran hikmetin bir kanadı olduğu gibi, Allah korkusu da ilim ve ameli her türlü kötülükten ve bozukluktan koruyan hikmetin başıdır.

    Elmalılı Hamdi Yazır - Hak Dini Kur'an Dili,cild.2
  • " sevilmemek insanlık durumudur."
    Anne Sexton
    Sayfa 39 - Artshop Yayıncılık 1. Baskı 2006