Sevim.

"Konuşma özgürlüğünün, eski kısıtlamalara karşı savaşta önemli bir zafer olmasına karşın, çağdaş insanın "kendi" düşündüğü ve söylediği şeylerin çoğunun, herkesin düşündüğü ve söylediği şeyler olduğunu, günümüz insanının bu duruma geldiğini unutuyoruz. ..Gene aynı şekilde, insanın, hayatını yaşarken ona ne yapacağını ve ne yapmayacağını söyleyen dış yetkelerden kurtulmuş olmasından gurur duyuyoruz. İnsanların bizden beklediklerini yerine getirmeye dünden hazır olmamız ve başkalarından farklı olmaktan müthiş korkmamız nedeniyle etkileri büyük olan kamuoyu ve "sağduyu" gibi adsız yetkelerin rolünü göz ardı ediyoruz."
Reklam
"Her toplumda insanlar yaşamak için çalışmak zorundadır. Pek çok toplum, işi kölelere yaptırmak ve böylece de özgür insanı, kendisini "daha soylu" uğraşlara adayabilecek duruma getirmekle bu sorunu çözmüştür. Bu toplumlarda, çalışmak, özgür bir insana yakışmaz. Ortaçağda da, çalışma yükü, toplumsal hiyerarşide çeşitli sınıflar arasında eşit ölçüde dağıtılmıştı ve bir hayli kaba sömürü görülüyordu. Ama işe, çalışmaya karşı tutum, daha sonra modern çağda gelişen tutumdan çok farklıydı. Çalışma, pazarda kar sağlayacak şekilde satılabilecek bir meta üretmek şeklinde soyut bir anlam taşımıyordu. İnsan, somut bir talebe yanıt vermek amacıyla çalışıyordu ve bunun somut bir anlamı vardı: hayatını kazanmak. Max Weber‘in özellikle işaret ettiği üzere, geleneksel yaşam standardını korumak için gerekli olduğundan fazla çalışma itkisi yoktu. Ortaçağ toplumlarındaki bazı gruplarda, çalışma, üretken yeteneğin gerçekleştirilmesi olarak zevk veren bir şeydi belki; grupların pek çoğuysa, zorunlu oldukları için, bu gerekliliğin dışarıdan gelen baskılarla yönlendirildiğini hissettikleri için çalışıyorlardı. Modern toplumdaki yeni gelişme, insanların dış baskıların etkisiyle değil de içten gelen bir zorlamayla çalışmaya itilmeleriydi; bu zorlama onları, diğer toplumlarda son derece katı bir efendinin buyruğu altında çalışan insanlar kadar ağır ve çok çalışmaya itiyordu. İçsel zorlanım, bütün enerjileri çalışmaya yöneltmede herhangi bir dış zorlamadan daha etkiliydi. Dış zorlanıma karşı her zaman için çalışmanın etkililiğini engelleyen ya da insanları zeka, girişimcilik, sorumluluk gerektiren herhangi bir farklı işi yapamayacak duruma sokan belli bir başkaldırı vardır. İnsanın kendisinin köle ağasına döndüren çalışma zorlanımı, bu nitelikleri engellemiyordu. İnsan enerjisinin en büyük
1000Kitap

Sevim.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·87 syf.·
2023 1. kitabı
Semih Öztürk
7.3/10 · 300 okunma

Sevim.

, 2023 okuma hedefini güncelledi.
2023 OKUMA HEDEFİ
27/35 kitap - %77 tamamlandı
27 kitap okudu
35 kitap
3.664 sayfa
0 inceleme
8 alıntı
"Önemli ögelerden biri, insanın, başkalarıyla şu ya da bu işbirliği içinde olmaksızın yaşayamayacağı olgusudur. Aklın alabileceği her kültürde, insan, yaşamak için ister kendini düşmanlara ya da doğanın tehlikelerine karşı korumak amacıyla, isterse çalışabilme ve üretebilme yetisi kazanmak amacıyla olsun, başkalarıyla işbirliği yapmak gereksinimi duyar. Robinson Crusoe’nun yanında bile Cuma vardı; o olmasaydı, Robinson belki çıldırmakla kalmayacak, düpedüz ölecekti. Başkalarının yardımına olan bu gereksinimi, herkes çocukluğunda çok derinden duyar. İnsan yavrusunun yaşamsal işlevler konusunda, başkalarıyla iletişim kurma konusunda kendi başının çaresine bakma sorunu, onun için bir ölüm kalım meselesidir. Tek başına bırakılma olasılığı, kaçınılmaz olarak, çocuğun var oluşuna yönelik en ciddi, en büyük tehlikeyi oluşturur."
Sayfa 37·Kitabı okudu
Reklam