Yetenek
6/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 22:54
Yedi Krallık üçlemesinin ilk kitabı. İlk izlenim için çok güzel, dili akıcı, sevimli, heyecanlı bir fantastik.Krallıklar, lordlar, leydiler, güçler, sırlar, hırslar, aksiyon, aşk dolu dolu yaşanıyor ve hissettiriyor. 15 yaş için belki dünyanın en iyisi ama 20+ çok büyük beklentilerle başlamasın.
YetenekKristin Cashore · Pegasus Yayınları · 2014407 okunma
İçimizde sonsuzlukla ebediliği yaşattığımız şu bir günlük imtihanda sevinç, ümit, hayal, hasret, iffet, aşk ve zafer diye benliğimizde barınan ne varsa hepsini ölümle tüketiyoruz ve hepsinin birlikte yok olacağına inanıyoruz. Ebediliğe gölge salan akıl ve hikmetle insan yaradılışının tabiî sınırlarını aşan feragat gibi, sabır gibi, karşılıksız sevgi gibi, içimizdeki hayvanı hayrette bırakan muhteşem ruhsal yapımızla birlikte yokolacağımıza inanmanın azabı müthiştir. Bütün bu kayıpların bir karşılığı olmadığını düşünmek aklın ve adaletin ölçülerine sığmıyor. Gençlik, hikmet, hülya ve sevda gibi sonsuzluk hazinelerini yüklenen insanın bütün bunlarla birlikte yokluğa gömüleceğini düşünmek, aklı bir çelişikliğe düşürüyor. Herhalde ölüm, kendinde bir sırrı saklamaktadır. Hiçten herşeyin çıkmayışı gibi, herşeyin de hiçden çıkmayacağını anlamak güç olmasa gerek. Herhalde ölüm, sonsuz dileklerle yüklü hayat kervanının ebediliğe açılan kapısıdır. Hem o kutsal kapıdır. O kapıdan geçemesek dünya zindanının azaplariyle işkencelerine dayanamazdık. Ruha musallat olan kirlerden temizlenmek ve hayat ekmeğinin en sevimli tadı olan gaflet uykusundan uyanmak için de bu kutsal zafer alayı ile geçmemiz gerekiyor. Hayata mahkûm olmakla ölüme mahkûm oluşumuz nasıl tabiî ise, ölümle de ebediliğe mahkûm olduğumuz öyle hakikattir. Ancak ölümü bozgunluk ve yıkım olmaktan kurtarıp da zafer haline getirmek, ölümünü matem değil “gelin gecesi” yapma, ölmesini bilenlerin kârıdır.
Sevimli gençlik
"Gene de genç bir kafanın peşin yargıları, yanlış da olsa öyle sevimli ki, insan bunların yok olup yerlerine daha basmakalıp düşüncelerin yerleşmesine yanıyor."
Sayfa 70·Kitabı okuyor
Edebiyat
Saraçoğlu, durumu fark etti. Gerginleşiyordu. Yüzündeki gençlik kadar sevimli olgunluk kaybolmaya başladı: - Senden on beş gün içinde üç yüz milyon lira istiyorum... - Bu felaket olur efendim.
Bu konuda ekleyeceğim başka bir şey de gençlerimizin, sevimli gençlerimizin akıllı ve derin bir şey söylemek istedikleri zaman bütün içtenliklerini, saflıklarını yüzlerinden açık seçik okuyabilmemizdir. "Size akıllı ve derin bir söz söylemek istiyorum!" der bakışları. Bizler gibi övünmeye, caka satmaya kalkmazlar.
Alıntı
Gençlik hezeyanları :)
Beni notlarımla yargılıyorlardı, ailem aldığım sonuçlardan gurur duyuyordu, yalnızca hiç şikâyet gerektirmeyen bir öğrenci değil, örnek bir arkadaş,en akıllı ve parlak delikanlı olduğumu düşünüyorlardı; en sevimli ya da ninemin dediği gibi, 'kusursuz çocuk'. Uzun lafın kısası, gerçek bunun tam tersiydi. Öyleymiş gibi görünüyordum çünkü canının çektiğini yapan kardeşim Luis Enrique'nin cesaretine de,bağımsızlık duygusuna da sahip değildim. Oysa onun, insanın çocukları için arzu ettiği türden olmasa da, ana babaların aşırı sevgilerinin,mantıksız korkularının ve neşeli beklentilerinin üstesinden gelmesine fırsat tanıyacak bir mutluluğu yaşayacağı kesindi.
1000Kitap