Ceyda

Öğrendiklerini Beceremediği ya da bir şeyleri birbirinden ayırmadığından değil: hayır bunları yapabiliyordu ve bilgi hazinesi asla yok olmuyordu. Ama bizim ben dediğimiz yerde o başka birinin, sonra başka birinin, sonra başka birinin Ben'ini kastediyor kendininkini söylemeyi beceremiyordu. Hem bildikleri de göz ardı ediliyor, söyledikleri gerçekten ona ait olmuyordu, her ne kadar beynini dolduran, bazı delilerin kendilerine alternatif ev yapmak için bez parçaları toplaması gibi topladığı kelimelerle düşünceler ona tamamıyla yabancı gelmese de. Ama kim bilir? Belki bir tek şapkalı sarışın, Şenşakrak kadının kendine ait düşüncelerden oluşan bir dili, kendi dili vardı. Fakat o da konuşmuyordu.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Fanny'nin Özelliği, başkaları için de, şüphesiz kendine olduğu kadar gizemli ve açıklanamaz olmasıydı. Ne var ki Fanny Ben diyordu. Ve ben dediğinde, asla yalan söylememe huyu olduğundan , Düşündüğü ve yaşadığı şeyi ifade ediyordu. Ama zamanla, arkadaşı anlatıcı bu beynin aslında her tür sözün ve sesin düşüncenin ve bakış açısının toplamı olduğunu, Fanny'nin Şahsi düşüncelerini yansıtmadığını, kendi düşüncelerinin bir bulamacı, hatta bazen ikamesi olduğunu şaşkınlık ve dehşet içinde fark etti. Hepimiz böyleyizdir elbette: kardeş, hoca arkadaş olarak kabul ettiklerimizin düşüncelerinden, kendimizin kileri çoğaltan, geliştiren, besleyen düşüncelerden oluşuruz.
Uzun, çok uzun, yavaş ve acımasız bir düşüş oldu. Buna tepkisi her zaman çok yerindeydi: umut mu vardı? Onu iki eliyle kavrar, bırakmazdı. Ama umut, Fanny Onu ele geçirir geçirmez azalıyor, çözülüp unufak oluyordu. Cesurdu da: bu sayısız, bitmek bilmeyen ölümler karşısında kendini bırakmıyor, havla atmıyordu. Yeni bir umut bildirdi mi, artık ona ne kadar az inanıılabileceğini bilmesine rağmen yeniden yakıyordu. Ama bazen bunu yaparız, dünyaya sükunet ve asaletle tekrar tekrar evet deriz. Sonuç ne olursa olsun ihtişamlı diyebileceğimiz bir ilerleme şeklidir bu.
O hep kendi içine bakıyor, bu karanlık kaosu gördüğüne şaşırarak, içinde böyle bir şey barındırdığı için kafası karışarak, ama inanılmaz varliginin kabul etmeye çalışarak bakıyor.
İçinde kendisine hiç benzemeyen bu enerjik, özgür kadının barındırdığının farkında mıydı ki?