Başlangıçta yeteneğini göstermek için oynayan Jordan, zamanla takım oyununu öylesine benimsemişti ki, galip geldikleri bir maçtan sonra, tüm arkadaşlarının önünde koçundan özür diledi. Neden mi? Çünkü maç sırasında vurduğu muhteşem bir smaç öylesine konuşulmuştu ki, takımın elde ettiği galibiyet gölgelenmişti!
Jordan'ın etrafına saldığı korkuyu eski takım arkadaşlarından Matt Doherty şöyle bir anektotla paylaşır: "İstisnasız her antrenmanın başında Mike soyunma odasında birimizi seçer ve 'Bugün senin üzerinden smaç basacağım. Hazırlıklı ol!' derdi. Ve her seferinde dediğini yapardı! Bir noktadan sonra hiçbirimiz antrenman öncesi Mike'a bakamaz olduk. Çünkü göz teması kurduğu ilk takım arkadaşını herkesin önünde rezil edeceğini biliyorduk!"
"Yetenek, sofralık tuz kadar bile para etmez!" der ünlü yazar Stephen King ve ekler, "Yetenekli birini, başarılı birinden ayırt eden şey, ikincisinin bıkmadan usanmadan çalışıyor olmasıdır." Gerçekten de çalışmak, istekler ile sonuçlar arasındaki kritik köprüdür. Ter, hak edişin belirleyici kriteridir.
Gözyaşlarına boğulan Mike'ı gören annesi ona şöyle dedi: "Mike, çok çalışmana rağmen 'artık başaramayacağım' dediğin bir noktadasın. Eğer bir kere daha denersen belki başarıya ulaşabilirsin! Şu an pes erme zamanı değil. Elinden geleni yapma zamanı! Hissettiğin bu duyguları asla unutma. Tüm enerjini, koçuna ve takım arkadaşlarına 'bir hata yaptıklarını' kanıtlamak için kullan!"