Yedi dakikaya neler neler sığardı. Birkaç yaşam, birkaç ölüm, pek çok duygu ve belki duyguların on katı kadar fazla düşünce... Yedi dakikaya ne sığmazdı ki?
'Hep dediğim gibi gerçeğin kendisinden korkmanız gerek. Gece sokakta yalnız yürürken size saldıracak olan bir vampir değil, uyuşturucuyu ilaçlarına tercih eden ve mavi bir cepte insan karaciğerleri toplaması gerektiğine inanan paranoyak şizofrendir.'
'Doğa üstü olana inanmak dine ihtiyaç duymakla aynı psikolojinin ürünüdür. İnsanların kendi kendine yarattığı bir saplantıdır, en tepedeki zengin adamların proletarya sınıfını aşağıda tutmak, korkutmak ve gerçek insanlar hakkında gerçek sorular sormalarına engel olmak için bulduğu bir kontrol yöntemidir. Esas yapmamız gerekenleri yapmak yerine geceleri bu korkularımızdan kurtulmak için diz çöker ve dua ederiz. Her zaman kontrol ile ilgiliydi. KAranlığın kötü yanı yoktur, sadece ışığı yoktur.'
'Bu hayatta sadece gerçek şeyler önemlidir, delice fikirler üretmene gerek kalmadan da endişelenmene ve korkmana sebep olacak kadar gerçek kötülük var. Bu dünyada korkman gereken şeyler köşenin ardına gizleniyor, senin varlığında gizleniyor. Gerçek kötülük en iyi orada ürer. Gözünün önünde, apaçık ortada: üç kapı uzaktaki şiddet gören korkmuş kadın ve sesleri duymamak için televizyonlarının sesini daha da fazla açan komşuları; kendinden nefret eden ve bunun bedelini hastalarına ödeten huzurevindeki hemşire; kendisini ısırmadığı için köpeğin kaburgalarını tekmelemeye devam eden adam... Etrafımızda her yerdeler. Toplum, içinde kötülüğün büyüdüğü bir Petri kabıdır. Kötülük bunun gibi eski, boş evlerde üremez.'
'İnternet reddedilenler içindir,' dedi. 'Odalarında gizlenip hiç tanışmadıkları insanlarla sohbet eden, sahte resimler kullanan ve bir başkası olduğunu iddia eden uyumsuzlar için. Artık kimse kim olduklarını bilmiyor ve bilenler de bu durumdan hoşnut değil. İnternette asla kiminle konuştuğunu bilemezsin.'