"Gerçeklik, şarkı söyleyen annesiyle neşe saçan babasının olduğu bu arabanın içinde değil, boşalttığı yağmurla kendini tüketen, bulutlu ve karanlık gökyüzündeydi."
On altı yaşındaki Deborah küçüklüğünden itibaren içerisinde bulunduğu dünyaya bir türlü adapte olamamasından dolayı kendisine kendi hayalinde Yr adlı yeni bir dünya yaratarak kendisine bu dünyadan kaçıp sığınacağı bir sığınak oluşturmuştu.
Sonrasında gittiği akıl hastanesiyle birlikte iki dünya arasında sıkışıp kalmaktan kurtulmaya çalışan Deborah’ın hastahane süreci, Dr. Fried ile gerçekleştirdikleri terapiler ve diğer hastaların içerisinde bulundukları durumlar, okuyucuya da bu süreci yaşatıyor.
Deborah’ın hikayesi ilk sayfasından itibaren sizi içerisine çekip sonuca ulaşana kadar da bırakmıyor. Okuması kimi zaman uzun/ yorucu gelsede yarım bırakmayı tercih etmeyeceğiniz kitaplardan birisi.