Emanetin ulvi anlamı ise insanın halifelik ve kulluk vazifeleridir. Mü'min, Allah adına; yeryüzünü imar, ıslah ve idare etmekle görevlidir. Bu vazifenin gereği olarak da tüm gücüyle çalışır. Karşılaştığı belalara sabreder ve bunları bozmaya çalışan her şeyle mücadele eder.
İnsanın bu vazifeden kaçması ya da vazifesinde gevşek davranması da emanete hıyanet etmektir.
Cemil Meriç "Kamus, namustur." derken şunu demek istiyordu: Bir dinin bütün hususiyetleriyle ayakta kalabilmesinin, insanı inşa ve hayatını ihya edebilmesinin yegâne şartı; o dinin veya maneviyatın ete kemiğe bürünmüş şekli olan kelime ve kavramların aslına uygun olarak muhafaza edilmesiyle mümkündür.