“Bak sana ne diyecektim asıl, annemi arıyorum üç akşamdır, benle otuz saniye konuşmadı, neredeyse yüzüme kapattı.Dalmış şu adaya, kim aç kaldı, kim susuz kaldı, kim elendi, onun derdine düşmüş.”
Vedalaşırken sevinmiş gibi yapmaya çalıştım ama içimde bir şeylerin büyük bir gürültüyle kırıldığını hissediyordum.Kereste taşıyan bir tırın kırılacak eşya satan bir dükkana girmesi gibi bir şeydi bu.