Halbuki insanda çoğu zaman akla muhalefet eden ve galip gelen bir nefis vardır. Bizler nefsimizi keşfedemiyoruz herhalde. Dostumuz olan bir ses bazen bize bir kötülüğü yapmamayı fısıldarken içimizi kemiren başka bir sesse 'Yap, durma yap!' diye dürtüverir. Yasaklar çekicidir. Akıl bir anda nefsin esiri olur. İşte bütün mesele, insanın nefsin farkına varıp onu içinin hakimi durumuna getirmemesinde yatıyor. Bunu başarabilmesi için akıl kafi değil. Daha üstün bir engelleyiciye ve bu engelleyicinin kabulüne ihtiyaç vardır. Yani ilahi kurallara!.. Çünkü insanı en iyi bilen onun yaratıcısıdır.