İnsan sadece mutluluklarla değil kalp kırıklıklarıyla, acılarla, ayrılıklarla, ille de yenilgilerle zenginleşiyor. Kendini bütün bunlarla tanıyor, sınıyor. İnsanları her yönleriyle, çeşitli yüzleriyle tanıyınca daha anlayışlı, hoşgörülü, sevecen olabiliyor.
Kendine "eşref-i mahlukat" (yaratıkların en üstünü, en şereflisi) sıfatını yakıştıran insanın vahşete bütün hayvanlardan daha beter, daha acımasız olduğuna inancım pekişiyor.