Alicia, kocasının suratına beş kez ateş ederek öldürüyor ve sonrasında tek kelime bile konuşmuyor taa ki kafayı Alicia'yı konuşturup iyileştirmeye takmış adli psikoterapist Theo gelene dek…
Hikayeyi hem Theo’dan hem de Alicia’dan dinliyoruz ve ister istemez kendinizi ikisinin yerine de koyuyorsunuz. Bir yandan sorun yaşayan, geçmişini öğrendiğimiz ve hislerinin yerine kendimizi koyduğumuz bir hasta, öte yandan hastayı iyileştirmeye çalışan ve çabalayan bir psikoterapist oluyorsunuz.
Yazarın dili akıcıydı, okumayı bırakamayacağınız, sürükleyici bir kitap. Sonu çok çarpıcıydı, hem beklediğim hem de “Nasıl yani?” diyerek şok olduğum bir son oldu. Beklediğiniz bir son olsa da şok olmanız, şaşırmanız olası bir durum. Başlarda olaylar detaya inilip derinlemesine aktarılırken sonlara doğru bu durum biraz daha hafifletiliyor ve bana kalırsa bu daha iyi yoksa okuyucuyu sıkabilirdi.
Çok zekice kurgulanmış, her sayfasında ayrı ayrı duyguyu, özellikle aradaki o psikolojik gerilimi hissedececeğiniz harika bir kitaptı. Bu tarz sevenlerin kaçırmaması gerektiğini düşünüyorum. Kesinlikle tavsiye ederim.