Sezer Gencer

Sezer Gencer
@sezergencr
يكفيني الله
Manisa Akhisar
Akhisar, 18 Ağustos 2002
13 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Sezer Gencer

, bir kitap okudu
Puan vermedi·87 syf.·
3 günde okudu
·
2022 13. kitabı
İhsan Özbek
9.2/10 · 20 okunma
Reklam
Romalılar 5:8 ayetini hatırlar mısınız? “Tanrı ise bizi sevdiğini şununla kanıtlıyor: Biz daha günahkârken, Mesih bizim için öldü.” Peki ya 1. Yuhanna 3:16 ayetini anımsıyor musunuz? “Sevginin ne olduğunu Mesih’in bizim için canını vermesinden anlıyoruz. Bizim de kardeşlerimiz için canımızı vermemiz gerekir.”
Sayfa 33·Kitabı okudu
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü. Saat üçe doğru İsa yüksek sesle, ‘Elî, Elî, lema şevaktani?’ yani, ‘Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?’ diye bağırdı. Orada duranlardan bazıları bunu işitince, ‘Bu adam İlyas’ı çağırıyor dediler” (Matta 27:45-47). İsa Mesih sabah dokuzda çarmıha gerilmişti. Dokuzdan öğle saatlerine kadar olan olaylardan bazı kısımları, İsa’nın söylediği sözler bağlamında daha önce incelemiştik. Şimdi İsa’nın çarmıhta olduğu üçüncü saatten sonrasına bakıyoruz. Burada,İsa’nın çarmıha gerildiği öğlen on ikiden, öğleden sonra saat üçe kadar, bütün ülkenin üzerine bir karanlık çöktüğü yazılı. Bunun nasıl bir karanlık olduğunu anlamamız lazım. Karanlık dediğimiz zaman oraya neyin, neden, nasıl çökmüş olduğunu anlatıyoruz? Bazı insanlara göre bu karanlık, bir güneş tutulmasının sonucu olabilir. Ama bilim adamları o zamanlara karşılık gelen bir güneş tutulması olayını belirleyemiyor. Bazıları da bir kum fırtınasının getirdiği karanlığın söz konusu olabileceğini söylüyor. Eğer kumların yoğun bulutlar gibi geçtiği bir fırtına olmuşsa, bu havanın kararmasına neden olabilirdi. Yine de öyle olsa, Kutsal Kitap’ta kum fırtınası diye yazardı ve bu fırtınanın etkilerini görürdük. Yukarıda da belirtildiği gibi ayette, “karanlık çöktü” diye yazılmış. İsa Mesih’in çarmıhta olduğu zamanın üç saatinde bilimsel yöntemlerle anlatamadığımız bir karanlık çöküyor. Doğal açıklaması olmayan bu karanlığın nedenini düşünürsek, çarmıh olayının doğaüstü yanlarını da göz önüne almamız gerekir. Bir soru soralım kendimize: İsa kimdir? Verilecek yanıtlardan biri de, “İsa Mesih, bütün dünyanın yaratıcısıdır” olacaktır. Bütün yaratılışta etkin olan Kişi’dir. Şunu hatırlayın: İsa Mesih sıpanın üzerinde Yeruşalim’e girdiğinde insanlar hemen O’nun önünde
Sayfa 20·Kitabı okudu
Luka 23:35-43 ayetleri arasında şöyle yazar: “Halk orada durmuş, olanları seyrediyordu. Yöneticiler ise İsa’yla alay ederek, ‘Başkalarını kurtardı; eğer Tanrı’nın Mesih’i, Tanrı’nın seçtiği O ise, kendini de kurtarsın’ diyorlardı. Askerler de yaklaşıp İsa’yla eğlendiler. O’na ekşi şarap sunarak, ‘Sen Yahudilerin Kralıysan, kurtar kendini!’ dediler. Başının üzerinde şu yafta vardı: ‘Yahudilerin Kralı budur!’ Çarmıhta asılı duran suçlulardan biri O’na, ‘Sen Mesih değil misin? Haydi, kendini de bizi de kurtar!’ diye küfür etti.
Sayfa 14·Kitabı okudu
İlk bakışta öyle çok da olağanüstü gözükmeyen birkaç sözcük: “Anne, işte oğlun” ve “İşte annen.” Grekçe metinde ilk ‘anne’ sözü için kullanılan sözcük ‘kadın’ anlamına gelmektedir. Bizim kayıtlarımıza geçtiği üzere İsa çarmıhta ikinci kez konuşuyordu. Yalın, kısa sözlerdi bunlar, ama iki bin yıldır O’nun kimliğini anlamamız açısından bize farklı ipuçları vermektedir. İsa çarmıha gerilmeden önceki saatlerde ve çarmıh üzerinde pek çok sıkıntı çekti. Öğrencilerinden, en yakınındaki insanlardan biri tarafından ele verildi. Diğer öğrencileri kaçtılar. İsa zor duruma düştüğünde onların yaptığı kaçmak oldu. O’nu terk ettiler, yapayalnız bıraktılar. İsa tutuklandı. O’na işkence edildi. Kendi infaz aracını, çarmıhı oluşturacak kalaslardan birini sırtında taşıdı. İsa işkence görürken Öğrencilerinin ne yaptığını tam bilmiyoruz. Belki de biraz uzaktan izliyorlardı. Petrus, bir ara İsa’nın yakınına kadar geldiyse de üç kez O’nu inkâr etmek durumunda kalmıştı. Belki diğer öğrenciler biraz daha uzaktan izliyorlardı. Kendilerini göstermek istemezlerdi, çünkü korkuyorlardı. İsa bir suçlu olarak görülüyordu. İnsanların, özellikle de O’nun yargılanmasını isteyen Yahudiler’in kafasında İsa, Tanrı’ya hakaret eden bir çetenin önderi gibiydi. Öğrencileri O’nun yanında durmak istemediler. İsa’nın bu zor anlarında beş kişinin çarmıhın yanında O’nunla birlikte olduğunu biliyoruz: Dört kadın ve bir delikanlı. İsa işkence görür, kırbaçlanırken Meryem neredeydi bilinmez ama oğlu çarmıha çivilenirken yanındaydı. İsa’nın elleri çivilerle çarmıha çakılırken çekiç sesleri Meryem’in kulaklarında yankılanıyordu. Sanki çiviler ona da batıyordu. İsa onun yaşamının merkezindeydi. Meryem’i her kadından farklı kılan çocuğu, her çocuktan farklı bir çocuk olan oğlu elinden alınıyordu. Çiviler çakıldı. Meryem,
Sayfa 10·Kitabı okudu
Reklam