Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü. Saat üçe doğru İsa yüksek sesle, ‘Elî, Elî, lema şevaktani?’ yani, ‘Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?’ diye bağırdı. Orada duranlardan bazıları bunu işitince, ‘Bu adam İlyas’ı çağırıyor dediler” (Matta 27:45-47).
İsa Mesih sabah dokuzda çarmıha gerilmişti. Dokuzdan öğle saatlerine kadar olan olaylardan bazı kısımları, İsa’nın söylediği sözler bağlamında daha önce incelemiştik. Şimdi İsa’nın çarmıhta olduğu üçüncü saatten sonrasına bakıyoruz. Burada,İsa’nın çarmıha gerildiği öğlen on ikiden, öğleden sonra saat üçe kadar, bütün ülkenin üzerine bir karanlık çöktüğü yazılı. Bunun nasıl bir karanlık olduğunu anlamamız lazım. Karanlık dediğimiz zaman oraya neyin, neden, nasıl çökmüş olduğunu anlatıyoruz?
Bazı insanlara göre bu karanlık, bir güneş tutulmasının sonucu olabilir. Ama bilim adamları o zamanlara karşılık gelen bir güneş tutulması olayını belirleyemiyor. Bazıları da bir kum fırtınasının getirdiği karanlığın söz konusu olabileceğini söylüyor. Eğer kumların yoğun bulutlar gibi geçtiği bir fırtına olmuşsa, bu havanın kararmasına neden olabilirdi. Yine de öyle olsa, Kutsal Kitap’ta kum fırtınası diye yazardı ve bu fırtınanın etkilerini görürdük. Yukarıda da belirtildiği gibi ayette, “karanlık çöktü” diye yazılmış. İsa Mesih’in çarmıhta olduğu zamanın üç saatinde bilimsel yöntemlerle anlatamadığımız bir karanlık çöküyor.
Doğal açıklaması olmayan bu karanlığın nedenini düşünürsek, çarmıh olayının doğaüstü yanlarını da göz önüne almamız gerekir. Bir soru soralım kendimize: İsa kimdir? Verilecek yanıtlardan biri de, “İsa Mesih, bütün dünyanın yaratıcısıdır” olacaktır. Bütün yaratılışta etkin olan Kişi’dir.
Şunu hatırlayın: İsa Mesih sıpanın üzerinde Yeruşalim’e girdiğinde insanlar hemen O’nun önünde