Sükût-ı Firkat
“Bazı vedalar söylenmez;
yaşanır.”
Bir firkat çöktü kalbime, fecr ile şâm arasında,
Dört yıl bir tek nefesti, zamanın tam ortasında.
Sen vardın her susuşumda, her eksik cümlemde sen,
Gidişin yazıldı bahta, mühürlü kader sandığında.
Ne vedâ vardı dilinde,
Ne de dönüp bakışın.
Bir sükût düştü aramıza,
Adı sensin, tadı kışın.
Ben harf harf çözmeye kaldım kör muammayı,
Sen sırra iltica ettin, sustun ansızın.
Mevsimler yetim şimdi, saatler senden yoksun,
Gün doğar ama aydınlanmaz, gecem sensiz, sonsuz.
Ey yâr,
Gidişin bir ayrılık değildi,
Bir can çekildi içimden.
Adın kaldı nefesimde,
Ben sağ kaldım sanılırken.
Hatıralar zimmetimde,
Ömür borçlu bana seni.
Anmak bile matem artık,
Zira adın geçince, zaman yeniden kanar.