1000Kitap Logosu

Shonda Rhimes

Tuco Herrera
Sınırları Çizen Kadın'ı inceledi.
432 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Casusların Çöllerdeki Taçsız Kraliçesi
Selamın kavle "hülümünaticiler" .. Bugün yine bir başka tarih kitabı vesilesiyle sizlerle beraberiz .. "Tanıtım" az uzun olacak gibi duruyor .. Baştan uyarayım da demedi deme sonra .. Öncelikle niçin bu kitap ? Sevgili canısılar, bi taraflarımızı da yırtıyor olsak Avrupa devletiyiz ya da oraya gireceğiz diye - ki bence ne oraya aitiz ne oraya girebileceğiz ne de oraya girmeliyiz - hepimiz biliyoruz ki bir orta doğu coğrafyası içerisinde yer almaktayız .. Ve yine biliyoruz ki bitmek bilmez savaşların , karışıklıkların , mezhep çatışmalarının , katliamların ve insan hakları ihlallerinin gönüllerdeki şampiyonluğu bu topraklara ait .. Hep böyleydi ve petrol tükenene kadar da hep böyle kalacak ! Bu neden böyle diyecek olsam bir çoğunuz kapitalizm ya da "dıj güjlere" bağlayacak tüm bu yaşananları .. Kısmen ve kaba tabir ile doğru ..Peki ama durup hiç düşündünüz mü bu temelleri "İLK" kim, nasıl attı diye ? Misal Osmanlı yıkıldı ama bu yıkımın tek sebebi, salt teknolojik gelişmeleri ve eğitimi boşlamış olması mıydı ? Kimler aktif rol aldılar orta doğudan bizi süpürürlerken ? İşbu kitap bunun cevabını veriyor .. En baştan belirteyim ki kesinlikle alıp okuyun ..Diyebilirim ki gereksiz romantizm ve öç almaya dayanmayan tarafsız bir tarihi derleme olmuş ... Yazar ,şahsa ait mektupları ve binlerce sayfayı tarayarak kronolojik sırayla okuyucuyu sıkmadan anlatmış meramını .. Sıkılmadan masal havasında okutuyor kendini ..İlerde bahsedeceğim ama benim bu kitabı alıp okuma sebebim bambaşkaydı .. Özellikle aradığım iki isim için alıp okudum acaba kitapta yer alıyor mudur diye .. Bu iki isme dair bir şey bulamadım yalnız bambaşka bilgilere eriştim .. Kesinlikle çok ama çok karlı bir okuma oldu benim adıma .. Tekrar edeyim : KESİNLİKLE ARŞİVİNİZE KATIN .. SADECE ORTA DOĞU TARİHİ OLARAK DA DÜŞÜNMEYİN ANLATILANLARI .. Şimdi yavaştan yol almaya başlayalım ..Kitabın kapağı sol altta gördüğün üzere .. Sol cenahta , bıngıl bıngıl yanaklarıyla dom dom bir emmimiz görünmekte .. Kendisi Winston Churchill .. Ben mahkeme suratlı ,evlerden ırak olasıca bu kefereyi George Orwell 'in Burma Günleri adlı kitabına yaptığım bir tanıtımda sizlere tanıtmıştım ( ahanda şorda : #45422144 ) Sağ cenahta ise Cin Ali'den kelli mıymıntı bir abimiz var .. O da meşhur Arabistanlı Lawrence .. İşbu Laurel ve Hardy kıvamındaki koalisyonun ortasında yer alan kartoloz bacımız ise Gertrude Bell!! Kitaba ismini veren bacı .. Sınırları Çizen Kadın .. Ben uzun uzadıya bahsetmeyeceğim ama bu ismi almasının sebebi Irak halkıyla uzaktan yakından ilgisi olmamasına rağmen Hicaz' dan getirttiği Mekke şerifi Hüseyin 'in - ki bizi 1. Dünya savaşında sırtımızdan vurmuştur İngilizlerle anlaşarak - dört oğlundan birini Irak' ın başına kral olarak getirtebilmesi ve bugün baktığımızda cetvelle çizilmiş tüm o Irak sınırlarını çizen kadın olması .. Öyle ki Hüseyin' in kral atanan küçük gobeli Faysal, kendisinin ölümünden sonra devlet töreniyle Irak' a gömdürüyor onu .. Türkiye dahil Orta Doğu 'da adım basılmadık tek bir nokta bırakmamış bir kadın bu .. Yedi , sekiz dil bileninden .. Aynı zamanda dünyaya , casusluk yapmadan öncesinde ismini başarılı bir arkeolog olarak da kabul ettirmiş bir "kadın" ..Ki bu kendisini bir casus olarak gizlemesinde başat rol de oynuyor ilerde .. Kadını tırnak içinde yazdım ki bilinsin .. O dönemde orta doğuda son derece barbar ve sürekli savaşan arap kabilelerinin içine girip kendini onlara kabul ettirebilmiş ve dahası hepsine kendini sevdirebilmiş sanırım bir başka isim daha yoktur ondan başka o günlerde ..Araplar kendisini öyle benimsemişler ki ona Çölün kızı , Çöl Kraliçesi lakaplarını uygun görmüşler .. Hakkını teslim etmek gerekiyor ki bu kadın bildiğin bir BEST OF COMPILATION ! Bunlar spoilerlı tarlalar olduğu için soğanı, sarımsağı, domatı dalından sen kopar ye sonrasında cano .. Şimdi ayrı bir parantezle viyadüğe yuvarlanayazan bedenlerinizi tali yolla ayıralım tehlikeli bölgeden ki neşeler kaçmasın .. Arkadaşım, yukardaki bahisten anladığın üzere bu hanım ablamızın kendisi bir casus.. Tarihte eşine pek rastlanmayanından .. Casus dediğin ne iş yapar ? İstihbarat toplar di mi gülüm ? Nedir peki istihbarat diyeceğim ama sormadan önce ben çokça tekrara düşülen bir yanlışı aydınlatayım diye lafınızı balla bölüyüm affınıza sığınaraktan , çokomel - bonibon yutaraktan .. Önce "tanım" , sonra "tadım" yoluyla ilerleyelim .. Hep bu yoldan gidiyorum ki akıllarda daha iyi yer etsin .. İstihbarat çeşitli yollarla toplanan bilgilerin "analizidir".. Misal gölgesi olup çıktığınız ve her adımını takip ettiğiniz Zöhre kızımız kırmızı bir tanga aldı .. Bu bir bilgidir .. Ve her bilgi istihbarat değildir .. Çünkü sonrasında Zöhre kızımız , gidip bir de kırbaç alırsa - Odhin evlerden ırak eylesin böylesini - işte o zaman işlenen bu bilgiler bir istihbarata dönüşür.. Olay "kabaca" budur ! Yalnız istihbaratçıların tek görevi de istihbarat üretimi değildir .. Gizli servisler olarak anılan istihbarat servisleri dediğimiz zaman , - evet bu yapılar istihbarat üretip siyasi erke en doğru verileri vereceklerdir ama - bunun yanı sıra "Örtülü Operasyonlar" vardır.. Buna ek olarak "Propaganda ve Psikolojik Savaş İşleri" ve "Koruyucu Güvenlik Unsuru" vardır .. Tüm bunları içine alan bir yelpazedir istihbarat .. Ve tarihteki sanırım avcılıktan sonra en eski ikinci meslektir.. Çok da gerilere gitmeden pek çoğunuzun okuduğu Sun Tzu ' yu bir düşünün .. O dönem Çin' de yazılmış daha yedi ayrı istihbarata ve analizine dayalı kitap var .. Romalıların , Antik Yunanlıların, Germenlerin teşkilatları var .. Tüm bunlar günümüz modern istihbaratına dönüşüyor.. Nasıl oluyor bu ? Bonibon kemiresi kardeşlerim , 19. yüzyılın Avrupa'sına baktığımızda , "Para, Para , Para" diyerek Ajda Pekkan' a bir adet 45lik kazandıran rahmetli Napolyon 'un Avrupa'yı elekten geçirmesinden hemen sonra ,1815 'teki Viyana Kongresinde bazı ittifaklar kuruldu.. Kimler vardı bu ittifakta ? O dönemki ismiyle Britanya İmparatorluğu , Rusya , Fransa ve sonradan Almanya' ya dönüşecek olan Prusya İmparatorluğu.. Tüm bunlara ek olarak belli başlı, irili ufaklı Avrupa ülkeleri.. Bunların kendi aralarında büyük bir mücadeleleri var ve bu mücadelenin içinde de casusluk ve espiyonaj hikayeleri var sonradan gün yüzüne çıkacak .. Almanların polis teşkilatlarını iyiden iyiye casusluk adına kullandığı dönemler .. Dreyfus olaylarının patlak verdiği yıllar diyeyim sen anla .. Ve tüm bunlar, halkın ilgisini de inanılmaz çekmekte o günlerde ..Zaten bu casusluk öyküleri ve bu öykülere konu olanlar bugüne dek hep popüler kültür ve medya eliyle beslenmiştir .. Belirtilen günlerde bir de devam eden sömürge savaşları söz konusu .. Bu savaşlardan bir tanesi, ki ilk istihbarat savaşı dersek gayet yerinde olur , Orta Asya' da yapılıyor.. Fransa , İngiltere ve Rusya arasında .. 20. Yüzyılda sonuçlanıyor .. Öte yandan bir savaş daha var ki o da bizi çok yakından ilgilendiriyor hem bugünümüzü hem de bu kitabı bağladığı için : Orta Doğu' daki Osmanlı İmparatorluğu ve İngilizler arasında geçen ve tarihteki "ilk modern istihbarat savaşı". Her iki tarafta da çok önemli isimler var .. Kuşçubaşı Ethemler , Yarbay Süleyman Keskinler , Mümtaz Beyler , Cemal Paşalar , Gertrude Bell , Lawrance , Percy Coxlar , abdülhamite yakınlığı ile bilinen ve kendisini çok etkileyebilmiş , onunla mektuplaşmış ve bu mektupları halen daha İngiltere Dış İşleri makamınca "gizli tutulan" Lord Salisburyler , babasının sınırsız para kaynakları ve işi hasebiyle daha küçükken pek çok egzotik bölgeyi ve arap topraklarını gezmiş , kitapta okuyacağınız ve ismini verdiği antlaşmayı hazırlayan Mark Sykeslar (Ermenileri ayaklandıran muhtemel kilit isimdir aynı zamanda ) , dışardan desteğini esirgemeyen Round Table (Yuvarlak Masa) üyesi tarihçi ve istihbaratçı Arnold Toynbee gibi isimler hep bu cephede yer alacak .. Tüm bunları kafanızda daha iyi oturtabilmeniz açısından Güney Afrika'daki Boer Savaşları' na da kısaca girizgah yapmak durumundayım .. Çünküleyim bağlantılı .. Efenim , Güney Afrika'daki 19 yüzyılda gerçekleşen bu paylaşım savaşlarına gelecek olursak , Fransızlar Afrika' nın batısından girip doğusuna kadar geliyorlar .. İngilizler ise güneyden girip, yukarı kuzeye doğru hareket ediyorlar .. Meşhur Livingstone ve Cecil Rhodes olayları.. Bu Cecil Rhodes ' un günümüzde Rodezya olarak bilinen yerleri nasıl kanlı mücadelelerle yerlilerin elinden ÇALDIĞI , elmas bulmak uğruna ne naneler yediği daha sonra araştırılabilir .. İsteyen açsın baksın bu medeniyet kavalı öttüren İngiliz centilmeni kılıklı teroristin hayatını .. Her neyse .. Bu Somali ve Sudan' daki savaştan sonra savaşı İngilizler kazanıp hem Afrika' da hem de Asya' da savaşın galibi olunca ve Fransızlar da Mısır' da küsküyü yiyince yenişemeyen bu iki gücün önündeki nihai hedefin de ismi sofraya getiriliyor .. HEDEF : OSMANLI İMPARATORLUĞU 'NU PAYLAŞMAK !! Hani ismini bol bol duyarsınız ya Maraş' ta fransızı ilk tepeleyen , Kurtuluş Mücadelesini orada ilk başlatan Sütçü İmam' ın.. Hani bugün unutturulmak istenen Çanakkale Zaferi' nde DÜNYANIN O GÜNKÜ "EN BÜYÜK" ARMADASIDIR YA GELEN !! 260 KÜSÜR GEMİYLE .. HAH ! İşte o fransızlar ve ingilizler nerden ve niçin geliyorlar , oralarda ne arıyorlar bilesiniz diye az da böyle uzun anlatıyorum .. Bu savaş bitip de 1. Dünya Savaşı başladığında ilk önce gözlerini Çanakkale' ye dikerler ..Burada başarısız olan müttefik devletlerin beyni olan İngiltere' ye acil bir başarı sahası gerekmektedir : ORTA DOĞU ! Çanakkale' de gırtlağına süngüyü soktuğumuz ve başarısız olan o günkü İngiliz Deniz Bakanı kimdir bilin bakalım? YUKARDA SİZE TANITTIĞIM BINGIL BINGIL YANAKLARIYLA ARZI ENDAM EYLEYEN DOM DOM EMMİMİZ WINSTON CHURCHILL !! =)) Kendisi görevinden alınarak Mısır - Kahire' ye İngiliz Yüksek Komiserlik Başkanlığına atanır .. Ve gider gitmez orada bir "Arap Bürosu" kurulur .. Bu Arap Büro aynı zamanda bugünki İngiliz İstihbarat birimleri olan MI5 ve MI6' in de ilk temelleridir aynı zamanda .. Yani bir başka deyişle İngiliz İstihbarat servisleri ilkin arap topraklarında kurulmuştur..Daha ortada CIA falan yok iken .. Hatta o güne değin hep savaşta kullanılmak üzre faydalanılan istihbarat birimleri savaştan sonra Amerika topraklarında kurulduğunda askerler itiraz etmişlerdir .. Hem sivil bazlı ,hem de barış zamanında kurulmasına .. Rahmetli başkan Truman' ın , " İstihbarat barışta da lazımdır" sözünden sonra dünya üzerindeki ekoller değişmiştir.. Neyse oralara girip tanıtıma hacim katmayayım .. Şimdiiii .. Artık cepheler belli olmuş , karşı cenaha diş gösterilmiş iyiden iyiye ama niçin Orta Doğu seçilmiş ? Gayet basit bu cevabı sizlere Upton Sinclair versin : Petrol! İngilizlerin bütün derdi ,1905 yılından sonra petrolü bulan Almanları ve Bağdat' tan Berlin' e uzanan tren yolunu keserek devre dışı bırakmak .. Bu amaçla ilk ajan, Gaziantep 'in karşısında , bugünki Suriye topraklarında yer alan Cerablus' a geliyor "arkeolojik kazı" süsü verilerek .. Meşhur Lawrence !! Ardından Gertrude Bell .. Başlarında yine bir ajan olan Prof. David Hoghart.. Hemen belirteyim ki Lawrence daha öncesinde de yani 1910 larda Türkiye' ye gelmiş ve yine kazı kısbesi altında bölgenin petrol etüdünü , Osmanlı' nın haritasını ve etnik köke dayalı haritasını çıkarmış bir isim .. Gertrude Bell' i zaten okuyacaksınız, onu detaylı anlatmıyorum .. Irak' taki tüm arap kabileleri ile ilişki kurmak , kim Osmanlı' ya yakın , kim İngilizlerce kazanılabilir belirlemek bu kadının görevi .. Bu ikili demeyeyim ama Gertrude Bell cidden insan üstü bir azimle bütün arap halklarının güvenini kazanıyor.. Dünya' nın başına bela olacak bugünki Suudlar ve Osmanlı' ya topyekün başkaldıran nerde ne kadar kabile varsa kendisiyle iritbatını görmeniz mümkün bu kitapta .. Gelelim esas konuya.. Bu kitapta ismi geçmeyen ama bizim başımıza bu belaları açan asıl önemli ve cidden çok tehlikeli iki isim daha var : El Faruki ve El Masri .. Her ikisi de Osmanlı subayı .. Bunlardan El Masri , Osmanlı tarafında Libya 'da savaşırken İngilizlerin safına geçiyor .. Daha iyi anlamanız için şöyle anlatayım .. 1916' da bize başkaldıran arapların Genel Kurmay Başkanı kim sorusunun cevabı bu isim .. İngilizlerle birebir dirsek teması ve o güne dek ikili oynayan bir isim kendisi .. Bundan çok daha tehlikeli bir isim daha var .. Tesadüfe bakınız ki "yine" bir arap subayı : El Faruki .. Osmanlı ordusundayken bütün gizli ve zararlı arap cemiyetlerine üye bir Osmanlı subayı .. Bu ismi Cemal Paşa tespit ediyor etmesine ama delil yetersizliğinden serbest bırakmak zorunda kalıyor .. Sonrasında kendisini Çanakkale cephesine sürüyorlar .. Orada İngilizlerin cephesine geçiyor .. Sonrasında tekrar Orta Doğ' ya geliyor.. Tarihte Mc Mahon mektupları olarak bilinen o pazarlıkları yapıp , İngilizleri ve arapları ve daha öncesinde de bizi kandırarak üçlü oynayan ve tüm bu işleri başımıza açan esas kilit adam bu ! Tanıtım az uzun oldu ama kusura bakmayasınız .. Gerçi böylesi bir savaşı inan ki mikro ölçek bazında anlattım .. İnanın salt şu Irak kralı Faysal' ın içine düştüğü durumlar , onun piyon olarak kullanılması , bağımsızlığını yabancı devletlere endeksleyen insanların başına gelebilecekler adına dahi okunası .. Bir kral ve bir devlet düşünün ki taç giyerken İngiltere milli marşı çalınsın ve o devletin kralı araplar adına kalkıp İngilizlere hazırola geçsin .. Bir başka tanıtımda görüşünceye dek .. Esen Kalın , "İŞSİZ" Kalın ..
Sınırları Çizen Kadın
Okuyacaklarıma Ekle
20
174
Mert Öncel
Fire Force vol. 19'u inceledi.
192 syf.
·
1 günde
·
6/10 puan
3/5 Stars (%67/100) A bit better than the previous one but it is still nothing special in my opinion. We've seen many cool fights and moments that these do not seem very interesting to me. Ritsu the zombie girl comes back and we learn that her, well the organization in general, plan is to destroy Tokyo with infernal explosion. Maki shines in this volume and she could be my favorite female character in the series. Also, I laugh every time Captain Honda headbutts someone to death. Juggernaut is a cool dude as well.
Fire Force vol. 19
Okuyacaklarıma Ekle
4