dijital "globalleşme" çağında sosyal ve fiziksel yakınlıklar gitgide ayrışır: Sosyal olarak bize yakın olanlar artık fiziksel olarak yakın olmak zorunda değildir veya tam tersi de mümkündür.
Bir taraftan sosyal aktörler hala etik olarak kendi kaderini tayin (self determination) fikrine adanmışlarken öbür tarafta koşulların gitgide daha fazla olacak şekilde bu fikri, fiiliyatta gerçekleştirme ya da takip etme ihtimalini ortadan kaldırması zorunlu olarak yabancılaşma haline yol açar.
Nitekim son teslim tarihlerinin gücü ve hız diktası hakkında vicdani veya politik hiçbir müzakere yoktur -bu normlar modern toplumun kendini yaptırımdan azade ve etik olarak asgari kısıtlamalar altında sanmasını sağlayan gizli, sessiz bir zaman gücü olarak çalışır.