İnsan bir yerde kendini bırakmalı
Hiçe saymalı düzenini dünyanın
Yaşamalı şöyle alabildiğine
Büyük delilikler yapmalı
İçmeli
Sevmeli
Küfretmeli
-ÜYO
tiktok.com/sibelalieninstagram.com/sibelalien
Belki milyonlarca kuş vardı havada. Kanat çırpıyor, dönüyor, birbirlerine karışıyor, sonra tekrar açılıyor, V şeklinde uçuyor, aniden geri dönüyor ve düzensiz sürüler oluşturuyorlardı. Uzak diyarlara göç eden, denizler, ovalar, ülkeler aşan kuşlardı bunlar. Okyanusu geçerken bir noktaya geliyor, birbirlerine karışarak dönüp duruyorlardı. Ortalık ciyak ciyak kuş sesinden geçilmiyordu. Neredeyse bütün dünyayı dolduracak kadar büyüktü bu sesler. Ağlıyor, haykırıyor, hesap soruyor ve çaresizliklerini duyuruyorlardı birbirlerine.
Beş yıldızlı oteller, denize inip kalkan uçaklar, bir marinaya demirlemiş lüks yatlar, ışıl ışıl otel kumarhaneleri, çevrede dolaşan, plaj voleybolu oynayan bikinili güzel vücutlu kızlar, sörf yapan delikanlılar, çeşit çeşit lokantalar, herkese iş imkânı, zenginlik... Bunlar, adalıların aklını nasıl çelmezdi ki...
Önce martı seferberliğini saçma bulmuşlar, sonra evlerinden atılma tehdidiyle ürkütülmüşler, arkasından da büyük bir zenginlik hayaliyle umutlandırılmışlardı.
Artık neye inanacaklarını bilemiyor, hatta doğru dürüst düşünemiyorlardı. Uyuşmuş gibiydiler.