Kitap ümmetin dirilişinin büyük ve soyut kavramlarda değil; evin içinde, ailede ve günlük hayatta başladığını hatırlatıyor. Ailenin ihmal edildiği bir yerde ne sağlam bireyden ne de diri bir toplumdan söz edilemeyeceğini sade ama sarsıcı bir dille okuyucusuna aktarıyor.
Okurken fark ettim ki mesele sadece aileyi korumak değil; ailenin içinde ahlâkı, merhameti ve sorumluluğu diri tutmak. Anne babanın birbirine karşı tutumu, mutluluğunun ne kadar kıymetli olduğunuda vurguluyor. Elimizde değil de kitap sanki karşımızda bize nasihatler veriyor Muhammed Sâki Hz. Teoriden çok hayata dokunan örneklerle, her bireyin bu sorumlulukta bir payı olduğunu hissettiriyor.
Bu kitap bende şu düşünceyi bıraktı:
Ümmet, kürsülerde değil; mutfakta, sofrada, sabırda ve duada inşa ediliyor.
Aileyi ihya etmeyi dert edinen herkes için durup düşünmeye değer bir okuma.
Kitabın aşama aşama sınıflandırılması da çok faydalı olmuş. Tüm bunlara ek olarak son kısımda mübarek zamanların eklenmesi, orada aile tutumunun ele alınmasıyla akıp giden istifadeli bir kitap.
Nasıl Bir Aile?
Hem kendine hem topluma faydası dokunacak Müslüman bir aile, bir muhabbet ocağı ve mektebidir. Hak Teâlâ’nın rızasını her gayenin ve gailenin önüne koymuş, O(cc)’nun rızası için hayırlı evlatlar yetiştirmeyi hedeflemiş bir ailedir. Ahir zamanda yaşasa da bu zamanın problemleri ile baş etmeye çalışan, birbirine kenetlenmiş, iyi günde de kötü günde de birbirinin yanında olan bir ailedir. Evde, “ Kim haklı?” sorusundan ziyade, “Allah Teâlâ hangi işimizden razı olur?” sorusunun sorulduğu ailedir. Birilerinin İslam’a mal etmeye çalıştığı gibi kadının ezildiği bir aile değildir. Kadını ile erkeği ile yuvanın sorumluluğunun beraber omuzlandığı bir ailedir.
Ümette hayrı dokunacak, hizmet edecek salih evlatlar ile böyle aileler