"İslam geleneğinde hiçbir alim ne kadar bilirse bilsin sahip olduğu ilmi asla kendinden bilmez, ilmiyle böbürlenmez ve övünmez. Onu kendisine öğretenin, o imkanı verenin Allah olduğunu bilir."
"Yaşanan olayların bir bize, bir de hakikate bakan yönü vardır. Biz hakikati bilmediğimiziçin üzülür hatta kimi zaman isyan ederiz. Bu süreci en doğru şekilde değerlendirmenin adı ise sabırdır."
"İrademizin hayatta mutlak belirleyici olmadığını, bu alemin bir sahibi olduğunu bilmeliyiz. Bunu bilmek sınırları olan varlıklar olduğumuzu bize fark ettirir. Sınırları olduğunu bilen insan ise nerede duracağını, nasıl hareket edeceğini bilir; istedikleri olmadığı zaman yahut istenmeyen bir durum başına geldiğinde yıkılmaz.
Diğer yandan sorumluluğumuzu da bi-hakkın yerine getirmeliyiz. Çünkü sorumluluğumuzu yerine getirmek bir tedbirdir ve her tedbir mutlak iradeye verilmiş bir arzuhaldir."
"Kul, takdirin ne şekilde olduğunu bilmediği için ona düşen tedbir almaktır. İnsan, üzerine düşeni yapmakla yükümlüdür. Tevekkül ise hükmüne teslim olmaktır."