"100. ayetteki bir incelik herkesi düşündürmeli. Hz. Yusuf "Rabbim bana ihsanda bulundu; şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni hapisten çıkardı, sizi çölden getirdi." şeklinde Allah'ın kendisine yaptığı ihsanları sayarken kuyudan çıkarılmasını atlar. Çünkü kuyudan çıkarılmasından bahsetse, akla onu kimin kuyuya attığı gelecektir. Sırf kardeşlerini rencide etmemek, onlara yaptıklarını hatırlatmamak için olayların bu kısmına temas etmemiştir."
"Bu kıssada kazananlar, istikametten ayrılamayanlardır: Yakub gözlerini kaybedecek kadar üzüldü ama istikametten ayrılmadı. Neticede bütün evlatlarını kazandı. Yusuf kuyuya atıldı, satıldı, hapse atıldı ama yoldan çıkmadı, istikametten ve iyilikten ayrılmadı. Sonuçta kazandı.
"Ye's (ümiitsizlik) neden küfürdür ya da neden ancak kafirler ümitsizdirler? sorusuna müfessir Fahreddin Razi şöyle cevap verir: "Ye's (ümitsizlik) hali, insan tanrının kemale gücünün yetmediğine yahut malumatın tamamını bilmediğine ya da kerem sahibi olmadığına itikat ettiği/ inandığı zaman ortaya çıkar. Bunların her üçü de küfre muciptir." Kısaca bir insanın ümitsizliğe düşmesi demek, tanrının güç, ilim ve kerem noktasında noksan içinde olduğuna itikat etmesi demektir. Bu da doğrudan küfürdür. Bir Müslüman bu şekilde itikat edemeyeceği için Müslüman ümitsiz olmaz."