"Ezelde tek olan varlık, Cenab-ı Hakk'ın kendisiydi. O'nun bilinmeyi murad etmesi sebebiyle varlıklar çoğalmış, kesret alemi denilen bu alem vücuda gelmiştir. Bu, Allah Teala'nın kendisinin bilinmesine muhabbet etmesi sebebiyledir. Bundan dolayı, her varlığın yaratılış saiki muhabbettir; hususiyle Cenab-ı Hakk'ın Rasullulah'a duyduğu muhabbettir."
"Gerçekte Hazret-i Adem, bu secde emrinde, Kabe gibi kıble durumundadır. Zira Kabe'ye doğru yönelip secdeye varmak, Kabe'ye ibadet etmek değildir. Kabe, Cenab-ı Hakk'ın işaret buyurduğu, kullarının ibadetini disipline eden ve rahmetinin tecelli ettiği bir mekandır."
"Bütün günahlar hep Allah Teala unutulunca işlenir. Zira bir insan besmele çekerek günah işleyemez, "Allah" diyerek haksızlık yapamaz ve bir gönlü incitip ona diken batıramaz."
"Şeytan boş, biz ise meşgulüz; işimiz gücümüz var. O bizi görüyor, biz ise onu göremiyoruz. Biz unutuyoruz, o ise vazifesini hiç unutmuyor. Ayrıca büyük düşmanımız olan nefs de şeytanın lehine çalışmaktadır." Yahya bin Muaz