"Kapanıp, göz nuru dökerek, vücuda getirdiği eserinin, kısa bir zaman sonra, bakkallarda kese kağıdı olacağını bilen bir münevverin, ilim adamı olmasına imkan yoktur."
"Memleket bir korku havası içinde boğuldu. Kanaatleri uğruna adamlar asıldı. Düşüncelerini açıkça söyleyemediklerinden dolayı Ordinaryus Profesörler, kürsülerinden kovuldu. Kimi selameti sürgünde buldu, Kimi senelerce mevkuf (hapis,tutsak) yaşadı."
"Hayır, okuyucum! Açık olalım ve iyi anlaşalım. Diller milletlere, mukaddes kitaplar gibi, gökten iner ve oturmuş kayalar gibi, kasırgalara göğüs gere demiyorum. İnsan aklının kudretini ve insan himmetinin yüksek kıymetini inkar ederek; diller, engin ovalarda kıvrım kıvrım akan çaylar gibi, yolunu ve yatağını kendi kendine açar da demiyorum. Sadece hükümet zoru, kanun yasağı ve sansür satırıyla dil budayıp değiştirmek, gebeyi tekme ile doğurtmaktır diyorum."
"Bir memleketin dili, o memleket tarihinin ve psiko-sosyolojik varlığının mahsulü ve asırlar içinde nesillerin birbirine devredip emanet ettiği bir ocak mirası ve bir ecdad mülküdür. Bunda kimsenin, hükümet adamı sıfat ve otoritesiyle, tasarrufa hakkı yoktur."