İlkel toplulukta yaşlı erkekler kadar yaşlı kadınlara da saygı gösterilmiş olabilir.Ama buyrukları yerine getirenler hep erkekler arasından çıkacaktır.
Farklı işler, farklı işlevler , farklı duygu , düşünüş ve davranışlar ,sonunda farklı bilgi birikimini , kısacası farklı kültürleri getirir.Kadın, erkek kültürlerinin farklılaşması, genelde eşitlikçi yapılı ilkel topluluk evresinde bile başlamış bulunuyordu. Söz konusu farklılaşmanın,ileride bu eşitlikçi yapının bozulmasına katkısı olacaktı. Eşitsizlikçi uygar toplumda , eşitsizliğe koşut olarak artacaktı.
Geçim biçimi , doğadaki hazır besinlere elkoymak olan toplayıcılık ve avcılık idi.Buradan giderek "asalaklık,analarımızın ,atalarımızın , doğasında varmış"sonucuna sıçranabilir mi?
Bu eğilimin daha sonra aldığı olgunlaşmış biçimi,Yunan mitolojisinden örneklendirilebilir.Bilindiği gibi ,Eski Yunan mitolojisinde cinsel sevgi, çıplak,güzel bir kız biçiminde gösterilen Afrodit ile simgelenmiştir. Âşık olma ise ,elinde yay ve oku ile insanları yüreklerinden vuran bir bebek biçiminde ki Eros ile simgelenir.