Ben bu kitabı ilk önce fazla beklentiye girmeden başladım klasik bir Türk ailesi okuyacağımızı bir durum hikayesi olacağını düşünmüştüm sonra o Günlükteki yazılanları okudukça ve geçmişi öğrendikçe kitap açılmaya başladı. Ben yarın sabah bitiririm diye düşündüm ama elimden bırakamadım.Merakla sayfalarını çevirdim ve biraz sezmiştim ama hiç konduramamıştım son sayfalarda şok oldum resmen ve bunu nasıl yapar demeden de geçemedim öyle bir sinir oldum ki kızsan ne fayda güzel bir aile yok oldu. Gerçekleri öğrenince o boşluklarda doldu anlamlandırmadığım bazı şeyler anlamlanmaya başladı güzeldi ben beğendim hiçbir kusuru bulamayacağım şimdi o yüzden tam puan veriyorum tavsiye ederim …
Onunla geçirdiği her bir anın karesi sürekli gözünde canlanıyor, o anlarda yüreğine saplanan hançer daha derinlere inerek onu, yaşarken ölenlerin hazin sonuna, varlık ile yokluk arasındaki bir yaşamın esiri olmaya sürüklüyordu.
Bir anne, daha çocuğunu içini taşımaya başladığı ilk andan itibaren, onun ruhu da kendisine ekleniyordu. Ve zamanla bu ruh, kendi ruhuyla benzersiz bir birleşme meydana getiriyordu. Sema da kendileşen ruhunun bir kısmını kaybetmişti. Bu da onun için bir çeşit ölüm gibiydi.